Zorunlu ihtiyaçlardan biri konuttur

Bir yazınızda size soru yönelten okurunuza, "ev almak için para biriktiriyorsanız, o paraya zekât düşmez, zekât vermeyin" mealinde bir cevap vermiştiniz...

Haberin Devamı

Soru: Bir yazınızda size soru yönelten okurunuza, "ev almak için para biriktiriyorsanız, o paraya zekât düşmez, zekât vermeyin" mealinde bir cevap vermiştiniz. Bu devirde en kötü evin fiyatı yaklaşık 50 milyar lira dersek, Müslümanlar evleri yoksa o parayı biriktirene kadar zekât vermeyecek mi? Bu, zekât müessesesini sekteye uğratmaz mı? Zekât emri, "evi olmayanlara farz değildir" diye bir hüküm içeriyor mu? Bildiğim kadarıyla, "bir yıllık ihtiyacını karşıladıktan sonra elinde kalan para, belli bir miktarın üzerindeyse, bunun 40'ta biri zekât olarak verilmeli" diye emrolunmuştur. O okur kirada da olsa bir evde oturmuyor mu? Elindeki para zekât için gerekli miktarın üstünde, 50 milyarın altındaysa ona zekât düşmeyecek mi?

Bugünlerde özellikle "temel ihtiyaç" adı altında şaşırdığım şeyler duymaya başladım. Mesela bir profesör televizyonda, faizli kredi kullanıp ev alınabileceğini söyledi. Sebep temel ihtiyaç ise ekmek de temel ihtiyaçtır. Faizli paradan ekmek alınıp yense, boğazdan haram lokma geçmiş olmaz mı? Bence bu vicdan meselesi biraz da... Peygamber Efendimiz veda hutbesinde faiz hakkında "her türlüsü ayağımın altındadır" tarzında bir ifade kullanmış.

Bir ayet-i kerimede Allah, hiçbir günaha vermediği bir ifadeyle açıklamış faiz alan/verenlerle ilgili konuyu: "Bana ve Resulüme harp ilan etmiştir." Bu kadar dehşet verici bir suçla kesişen faiz konusunda doğal olarak tedirgin ve hassas davranıyorum. Eğer siz gerçekten "caizdir, gönlünüz rahat olsun" diyorsanız bunu izah etmenizi isterim. Sizden aldığım fetva ile ben de belki ev için kredi çekerim. Ama şu anki şahsi düşüncem, bunun Allah'ın hoş karşılayacağı bir davranış olmadığıdır. Onun için "geç olsun günah olmasın" diye kredi çekmek yerine para biriktirmeye çalışıyorum. (Berker Kanmaz)

Cevap: İslâm'ın hükmü şahıslara göre mi? Parası olup da peşin ev almış olana zekât düşmüyor çünkü konut zorunlu ihtiyaçlardandır. Evi olmayan, ağır kiralar altında ezilmemek için her ay bir miktar biriktiren kimselerin o ev için biriktirdiklerine mi zekât düşüyor? Hangisi daha zengin sayılır, evinde oturup ev kirası vermeyen mi, yoksa dişinden tırnağından artırıp ev almak için bir miktar para biriktiren mi? On tane evi olana zekât düşmüyor çünkü gayrimenkule zekât düşmüyor ancak gelirlerine düşüyor.

Evi olmayan küçük memurun, ev için biriktirdiğine mi zekât düşüyor? Mantık bunun neresinde? Zekât zengine düşer. Zengin kimdir? Konutundan, dükkân ve tezgâhından, meslek aletlerinden, kullandığı eşyadan, her türlü zorunlu ihtiyacından fazla olarak belli bir oranın üstünde parası olan. Şimdi kirada oturan, henüz ev alacak ölçüye varmamış birikim sahibi zengin mi sayılır? O zaman İslâm zenginden yana demektir. Akif'in deyişiyle: Doğrudan doğruya Kuran'dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm'ı.

Düşünceyi kirleten bazı duygular
Soru:
Zinanın tam açıklaması nedir? Cinsel birleşme olmadan yapılan bazı şeyler zina kapsamına giriyor mu? (Hüseyin Onsal)

Cevap: Zina, kadınla erkeğin nikâhsız olarak cinsel ilişkide bulunmasıdır. Öpüşme ve benzeri şeyler zina değil ama zinaya götüren yollardır, islâm ceza hukukuna göre bunlara zina cezası uygulanmaz ama cezasız da bırakılmaz. Bunlara zinadan daha hafif cezalar verilir. Allah huzurunda ise cinsel ilişkiyi çağıracak, ona götürecek fiziki temaslar haram olduğu gibi bir kadınla yalnız başına bir yerde bulunmak da haramdır.

Haram olan tenhada bulunmak değil, o anda içlerine doğacak şehvet düşünceleridir. Bir kadına karşı içinde şehvet duygulan taşımak düşünceyi kirletir. İşte günah olan da budur zaten. Hz. İsa, "Bir kadına bakıp onun güzelliğini içinde düşünen kimse, o kadınla yatmıştır" demiş, Hz. Peygamber de "ilk bakış (yani gayri ihtiyari göze çalınma) senin lehinedir, bunda günah yoktur ama döne döne bakmak aleyhinedir (yani şehvetle birbiri ardınca bakmak günahtır)" buyurmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR