SORU: Kılamadığım namazlar için her vakitte kaza yapmam gerekiyor mu? Âdetli kadınlar ibadetlerini yapabilir mi? Tabii ki namazları vaktinde kılmanın sevabı büyüktür. Ancak şartlar uymazsa sabah namazını en geç ne zaman kılabiliriz? (Neslihan Canpolat)
CEVAP: Kasten yıllarca kılınmamış namazların kazası yoktur. Onlar için tövbe etmek gerekir. Siz istediğiniz kadar namaz kılın ama “falan öğlenin yerine, filan ikindinin yerine...” gibi niyetlerin esası yoktur. Sabah namazını vaktinde kılamayan kişi, fırsat bulunca kılar. Sabah namazına kalkamayan, uyandığıda kılar. Öğlenin vakti girmiş olsa da önce sabah namazını, sonra öğleni kılar. Kaza demeye gerek yok. Namaz kılmak Allah’la iletişim kurmaktır. Kazadır, edadır demeye ne gerek var? Kur’ân, âdetli kadına ibadet yasağı getirmemiştir. Sadece cinsel ilişki yasaktır.
Bunun dışında âdet hali ibadete engel değildir. Bu konuda bazı hadis rivayetleri var ama onlar da çelişkilerle doludur. Nitekim Peygamberimiz mescitte ibadete çekilmişken Hz. Ayşe’den seccade istemiş, Ayşe âdetli olduğunu söyleyerek mescide girmek istememiş. Peygamberimiz “Âdet senin isteğinle olan bir şey değildir” diyerek bu durumun mescide girmeye engel olmadığını belirtmiştir. Namaz zikirdir. Zikre hiçbir şey engel olmaz. Âdet halindeki kadın niçin namaz kılmasın? O sadece özürlüdür. Her namaz vakti için abdest alıp namazını kılar.
Zekâtın ayrıntıları ve miktarı hadislerde geçer
SORU: Çeşitli kaynaklarda ve sizin yazılarınızda ev, mahsül, birikim için değişik oranlarda zekât verilmesi öngörülüyor. Zekât düşmesi için 1 yıl beklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Ancak Kur’an’da ben bu tür tanıma rastlamadım. Zekât, sürekli anılıyor ve ihtiyaçtan fazlası için verilmesi gerektiği belirtiliyor. Günümüzdeki uygulamanın kaynağının ne olduğunu ve bunların Kur’ân’la nasıl örtüştüğünü açıklar mısınız? (Aslıhan Özkan)
CEVAP: İslâm sadece Kur’ân’dan ibaret değildir. Peygamberimizin uygulamaları, Kur’ân’ın yönetmeliğidir. Zekâtın miktarı ve ayrıntıları, Peygamberimizin söz ve uygulamalarını yansıtan hadislerde geçer. Sadece Kur’ân okuyarak ictihat yapmaya kalkarsanız sonunda pişman olursunuz. Hadisleri devreden çıkaramazsınız. Ancak hadisin sağlamı var, çürüğü var. İşte bunun ölçüsü Kur’ân’dır.
Zikre hiçbir şey engel olmaz
Kasten yıllarca kılınmamış namazların kazası yoktur. Onlar için tövbe etmek gerekir. Siz istediğiniz kadar namaz kılın ama “falan öğlenin yerine, filan ikindinin yerine...” gibi niyetlerin esası yoktur
Haberin Devamı

