'Zalimler için acı bir azap vardır'

Hadislerde, düşman toprağında hadlerin de uygulanması yasaklanmıştır. Bazı imamlar da dâr-i harbde ribâ-ya cevaz vermişlerdir.

Haberin Devamı

Hadislerde, düşman toprağında hadlerin de uygulanması yasaklanmıştır. Bazı imamlar da dâr-i harbde ribâ-ya cevaz vermişlerdir. Hatta Ebû Hanîfe'ye göre bütün bozuk akidler, dâr-i harbde caizdir. Buna delil de Mekke'de Hz. Ebubekir'in, Übeyy ibn Halef ile mal karşılığında bahse girmesi veya Hz. Peygamber'in buna müsaade etmiş olmasıdır. Dâr-i harbde hadlerin uygulanmayacağı, Hz. Ömer'den, Ebû'd-Derdâ'dan, Huzeyfe'den ve başkalarından rivayet edilmiş, Ebû Hanîfe de böyle demiştir. Büsr ibn Ebî Ertât bir kalkan çalan savaşçıya, "Eğer Peygamber (s.a.v.)'in, 'Savaşta el kesilmez' dediğini duymasaydım senin elini keserdim" demiştir (Tirmizî, Hudûd: 20).

Hz. Ömer, halka, ordu ve tabur komutanlarına, savaş esnasında Müslümanlara had vurmamalarını, zira böyle bir durumun, had vurulan gaziyi kızdırıp kafir saflarına katabileceğim yazmıştır. Sa'd ibn Ebî Vakkas da Kadisiyye Savaşı'nda içki içen Ebû Mihcen'e sarhoşluk haddi vurmamıştır. Bu olaylar gösterir ki Allah'ın indirdiği kazai hükümler cidden azdır. Düşman toprağında Allah'ın kitabında açıkladığı cezalar dahi uygulanmayınca, demek ki ceza hükümlerinin hepsi, hakimin içtihadına bırakılmış olan tazir cezasına dönüşür.

Hükümler ve gelenekler
Mâide: 110/3'de dinin tamamlandığı bildirilmektedir. Kur'ân'dan ve onun tebliğcisi Hz. Muhammed'den sonra hiç kimsenin görüşü veya hükmü din değil, içtihattır yani yorumdur. Bugün bin yıl önceki içtihatlara uymak zorunluluğu yoktur. "Yoksa onların, kendilerine Allah'ın izin vermediği dini koyan ortaklar mı var? Eğer (bir süre fırsat verilmesi hakkında) karar olmasaydı derhal aralarında hüküm verilir(işleri bitirilir)di. Kuşkusuz zalimler için acı bir azap vardır" (Şûra: 21) ayetinden, liderlerinin koyduktan hükümleri ve gelenekleri din kuralı haline getirenlerin, liderlerini tanrılaştırmış oldukları anlaşılmaktadır. Allah'tan başka hiç kimsenin hükmü, Tanrı hükmü değildir.

Bazı sahabiler, Hz. Peygamber'in dünyaya ilişkin bazı yasaklarını hüküm sanarak bunlardan kaçınmışlar, sonunda Peygamber, bu tür emirlerinin bağlayıcı olmadığını bildirmiştir. Mesela Hz. Peygamber Medine'ye geldiklerinde halkın, hurmaları aşıladıklarını görünce bundan hoşlanmamış, bunu duyanlar, hurmalarını aşılamamışlar, sonuçta verim düşmüş. Bu durumu kendisine arz ettikleri zaman Allah'ın Elçisi, "Siz dünya işlerinizi benden daha iyi bilirsiniz. Ama din işleriniz bana aittir" buyurmuştur (Müslim, Fedâil: 140; İbn Mâce, Ruhun: 15). (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR