Hz. Ömer bir gün çarşıda yürürken pazarda yaban merkeplerinin yanında duran kulağı yarık bir kadına rastladı. Ona çubukla vurdu. Kadın, Peygamber (s.a.v.)'e gelip bir suçu olmadığı halde Ömer'in kendisini dövdüğünü söyledi. Allah'ın Elçisi Ömer'i çağırtarak, "Neden amcanın kızını dövdün?" dedi. Ömer şöyle cevap verdi: "Ey Allah'ın Elçisi, amcamın kızı kendisini belli etmedi. Ben üzerinde çarşaf görmeyince onu velîde (cariye) sandım."
Hz. Ömer'in, çarşaf giymeden çarşıda dolaşan hür kadının bu davranışını geleneklerine aykırı bularak onu dövdüğü rivayeti de hür kadınların çarşaf giymelerinin, o toplumun geleneklerinden olduğunu gösterir.
"Evli veya bekâr cariyenin üzerine örtü alması gerekir mi?" sorusuna Zührî, "Evli ise başına baş örtüsü (eşarp) alır. Ama çarşaf giymesi yasaklanır. Çünkü onların hür kadınlara benzemeleri mekruhtur" cevabını vermiştir.
Ahzâb Suresi'nden epey sonra inmiş ve iniş tarihi bakımından 102'inci sure olan Nur Suresi'nin 30'uncu ayetinde de mümin erkeklere, bakışlarından bazılarını yumup ırzlarını korumaları, ruhen temiz kalmaları için böyle yapmalarının daha iyi olduğu buyuruluyor.
Şehvet düşüncesinin ilk etkeni gözdür. Göz görünce şehvet düşüncesi uyanır, kabarır, sonunda insanı zina yollarına sürükleyebilir.
Toplum temiz kalmalı
Gözü kötü bakıştan korumakla gönül de kötü düşünceden korunmuş olur. Bunun için ayette gözleri harama bakmaktan, ırzı zinadan korumak emredilmiştir. Göze çarpmak haram değildir. Haram olan döne döne bakmaktır.
31'inci ayette de inanmış kadınlara, bakışlarından bazılarını yani harama bakışları yumup ırzlarını korumaları, kendiliğinden görünenler dışında kalan zînetlerini göstermemeleri, baş örtülerini göğüs yırtmaçlarının üstüne koyup tenlerini örtmeleri, kocalarına, babalarına, öz ve üvey oğullarına, kayınbabalanna, erkek ve kızkardeşlerinin oğullarına, kadınlarına, kölelerine, erkekliği kalmamış erkek hizmetçilerine, henüz kadınlara istek duymayacak yaştaki çocuklara zînetlerini gösterebilecekleri, elbise altında kalan zînetlerini belli etmek için ayaklarını yere veya birbirine vurmamaları buyurulmakta ve felaha ermeleri için inananların tevbe etmeleri yani aksine hareketlerden dönmeleri gerektiği vurgulanmaktadır.
Toplumun kötü düşüncelerden uzak, temiz ve nezih kalması için önce erkeklere, sonra kadınlara bakışlarını harama yummaları, namuslarını korumaları emredilmiş ayrıca kadına, mahrem olmayan erkeklere, zînetlerini göstermemeleri, elbiselerinin, teni gösteren yırtmaçlarını örtmeleri ancak adeten görünen zînet ve zînet yerlerinin örtünmesine gerek olmadığı buyurulmuştur.
(Devam edecek)
Yüzü kapatmak şart değildir (2) Gözler harama bakmamalı
Hz. Ömer bir gün çarşıda yürürken pazarda yaban merkeplerinin yanında duran kulağı yarık bir kadına rastladı. Ona çubukla vurdu. Kadın, Peygamber (s.a.v.)'e gelip bir suçu olmadığı halde Ömer'in kendisini dövdüğünü söyledi
Haberin Devamı

