Soru: Sayın hocam, Nur Suresi'nin 24/31'inci ayetini, Ahzab Suresi'nin 33/55-59'uncu ayetlerini açıklar mısınız? Kişiler tarafından farklı yorumlandığından dolayı bu merakımı bağışlayın. (İsmet Benal)
Cevap: "Ey Peygamber; eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle: (Bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) örtülerini üstlerine salsınlar, onların tanınıp incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir" (Ahzâb: 59).
Cilbâb, himâr (yazma, eşarp) üzerinden örtülen bir giysidir ki Türkçe'de çarşaf dediğimiz bu giysiye şimdi Araplar "abâye" derler. İbn Abbâs'ın talebesi İkrime, "Boğazının çukurunu cilbâbıyla kapatır ve aşağıya salar" demiştir ki bundan cilbâbın, boyundan aşağı salınan ve dış elbiseyi örten bir örtü olduğu anlaşılır. Yüzü kapatmak şart değildir.
Çünkü Nur Suresi'nde açıklandığı gibi yüz, avret sayılmaz. Nur Suresi'nde baş örtüsünün, yırtmaçlar üzerine salınıp boyun ve göğüsteki açıklıkların kapatılması emredilmişti. Burada da çarşafın boyundan aşağı salınıp iç elbisenin kapatılması emredilmektedir. Ayette belirtildiği gibi bu kıyafeti giymekten gaye de düşük karakterli fasık erkeklerin sataşmasından, eziyetinden korunmaktır. O zamanki toplumda hür kadınlar böyle giyerlerdi. Ama mutlaka çarşaf giymek şart değildir.
Onları takip ederlerdi
Kur'ân'ın tanımladığı biçimde vücudu örten her kıyafet de giyilebilir. Mümin kadının, sokağa çıkarken kendisine söz getirecek, dikkatleri çekecek kıyafetlerden uzak, sade bir kıyafetle çıkması gerekir.
Peygamber hanımlarına ve diğer hür kadınlara, tanınmaları ve sataşmalardan korunmaları için cilbâblarını üstlerine almalarını emreden bu ayetlerin şu münasebetle indiği rivayet edilir:
Birtakım ahlâksız kimseler, geceleri tuvalet için dışarı çıkan kadınları izlerlerdi. Onların asıl amacı cariyelerdi. Kadının üzerinde çarşaf olursa onun hür olduğunu bilir, ardına düşmezlerdi. Ama çarşaf olmazsa cariyeden ayıramadıkları için ardına düşer, ona sataşırlardı. İşte bu durum, Allah'ın Elçisi'ne anlatılınca 59'uncu ayet indi. Süddî şöyle diyor:
"Medine fasıklarından bazıları, gece karanlık basınca Medine yollanna çıkar, kadınların yolunu keserlerdi. Medine'nin evleri dardı. Gece olunca kadınlar tuvalet için yollara giderlerdi. O fasıklar da onları takip ederlerdi. Kadının üzerinde cilbâb görürlerse 'bu hürdür' deyip onu izlemekten vazgeçerlerdi. Ama kadının üzerinde cilbâb görmezlerse 'bu câriyedir' deyip üzerine atılırlardı."
Bu rivayet, Arap toplumunda hür kadınların çarşaf giydiklerini, bunun eski bir gelenek olduğunu gösterir.
(Devam edecek)
Yüzü kapatmak şart değildir (1)
İkrime, "Boğazının çukurunu cilbâbıyla kapatır ve aşağıya salar" demiştir ki bundan cilbâbın, boyundan aşağı salınan ve dış elbiseyi örten bir örtü olduğu anlaşılır. Yüzü kapatmak şart değildir
Haberin Devamı

