Yüz binlerce hadis vardır

Hadis rivayetlerinin çoğu başta Ebu Hüreyre'ye, sonra Hz. Ayşe'ye dayanır. Hz. Peygamber'den sonra Ebubekir ve Ömer dönemlerinde sahabiler

Haberin Devamı

Soru: Bildiğim kadarıyla Ebu Hüreyre en çok hadis nakleden sahabilerden biridir ve en güvenilir denilen kitaplarda da rivayet hadisleri vardır. Siz, yanlış anlamadıysam onun olayları karıştırdığı için hadis rivayet etmesinin istenmediği anlamında bir yazı yazmıştınız. Bu durumda hangi hadislere güveneceğimiz konusunda bilgi verir misiniz?

Cevap: Hadis rivayetlerinin çoğu başta Ebu Hüreyre'ye, sonra Hz. Ayşe'ye dayanır. Hz. Peygamber'den sonra Ebubekir ve Ömer dönemlerinde sahabiler, Kur'ân'a dayanırlardı. Şimdi kitaplarda derlenmiş bulunan yüz binlerce hadisi bilmezlerdi. Çünkü bu hadisler, Peygamberimizin çeşitli vesilelerle söylediği sözlerden ibarettir. Her sahabi bunları duymuş veya öğrenmiş değildir. Peygamberimizin uygulamalarını bilen sahabiler, Kur'ân'ı da esas alarak dini yaşıyorlardı.

Hz. Ömer yasaklamış
Bugünkü kitaplarda yazılmış olan rivayetleri bilmiyorlardı. Çünkü bunları duymuş olanlar bütün sahabiler değil, bazı kişilerdi. Bir sahabi bir hadis duymuş, öteki başka bir hadis duymuş. Peygamber'den sonra herkes çevresine kendi duyduğunu anlatmış. Aslında bunlar din hükmü olarak da anlatılmamış. Bir anı olarak anlatılmış. Kimi de yeni olaylara bildiği bir hadisi kanıt getirmiş. Ama bunlar bütün sahabiler tarafından bilinip uygulanmamış ve kesin hüküm olarak da kabul edilmemiştir.

Ebu Hüreyre, ancak Hayber Savaşı sırasında gelip Müslüman olmuş bir insandır. Ama bu zat, Peygamber'in Mekke dönemini, kendisinin bulunmadığı olayları da kendi bulunmuş, görmüş gibi anlatmıştır. Bundan dolayı, Hz. Ömer, onun anlatımlarını yasaklamış, hatta görevli olarak Basra'ya gönderdiği insanlara da Peygamber'den hadis rivayet etmeyecekleri konusunda söz almıştır.

Dört halife döneminin sonuna dek hadis rivayetlerinin yazıya geçirilmesi yasaktı.

Esas olan Kur'an'dır
Zeyd ibn Sabit, anlattığı hadisin, Muâviye'nin katibi tarafından not edildiğini görünce derhal notu almış ve suda yıkayıp silmiştir. Neden böyle yapıyorlardı? Kur'ân'ın dışında bir kanun kitabı bulunmasını ve Kur'ân'ın yanında bunun da kutsallaşünlıp dinin zorlaştırılmasını istemediklerinden böyle davranıyorlardı.

İşin doğrusu, esas olan Kur'ân'dır. Hadisler de eğer senetleri sağlam ve sözleri de Kur'ân'a ters değilse Kur'ân'ın yönetmeliği, izahı durumundadır. Ama yüz binleri aşan hadis rivayetlerinden hangisinin bu vasfı taşıdığı, hangisinin taşımadığı hususu, çok uzun ve yorucu bir ekip çalışmasını gerektir. Henüz böyle bir çalışma yapılmadığı için size, içinde hiç kuşku taşımayan bir hadis kitabı tavsiye edemem. Doğru dini öğrenmek için Kur'ân Ansiklopedisi adlı eserimizi okuyunuz.

DİĞER YENİ YAZILAR