''Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa onlar da cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar" (Nisa: 124). İşte bu genel prensibi her yerde vurgulayan Kur'ân, Arabistan'da bilinen din mensuplan içinde bu prensibe bağlı kalanları cennetle müjdelemiştir: "Şüphesiz inananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükâfat vardır, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir" (Bakara: 62, Mâide: 69).
Bakara 62'nci ayetin tefsirinde İmam Kuşeyri şöyle diyor: "Asıl bir olunca yolun ayrılığı, güzel kabul görmeye engel olmaz. Her kim yüce Allah'ın ayetlerini doğrular, O'nun kendi zatı ve sıfatları hakkında söylediklerine inanırsa şeriatın farklı olması, isim ayrılığı, rızayı kazanmaya zarar vermez. Bundan dolayı (Allah ta'âlâ): 'İman edenler, Yahudi olanlar...' dedi. Sonra da, 'Bunlardan her kim inanırsa...' dedi. Yani marifet(gerçek bilgi)lerde ittifak ederlerse, hepsine de güzel gelecek ve bol sevap vardır. Mümin, Hakk'ın güvencesinde olandır. Kim yüce Hakk'ın güvencesinde bulunursa, elbette onlara korku olmaz ve onlar üzülmezler."
Kur'ân-ı Kerîm, hiçbir milleti topyekûn azaba mahkûm etmemiş, indirilen Hak kitabının ruhuna bağlı kalanların ödüllendirileceğini, onun yolundan ayrılanların da cezalandırılacağını belirtmiştir. Bu, Allah'ın genel yasası, temel prensibidir. Son Peygamber Hz. Muhammed'e inanmış olduklarını söyleyen herkesin de cennete gideceğini söylemez ancak Allah'a ve ahirete inanıp salih amel yapanların cennete varis olacaklarını vurgular. Kur'ân'a göre iman, sadece kuru bir sözden ibaret değildir.
Güzel eylemler biçiminde görünen kesin düşüncedir. Ra'd Suresi'nin 19-24'üncü ayetlerinde cennetlik olan müminlerin vasıfları anlatılmaktadır. Bunlar sadece "İnandık" diyenler değil fakat sözlerinde duran, Allah'ın buyruğunu yerine getiren, Allah'a saygılı, ahiret hesabına inanıp bundan korkan, Hak yolunda çekilecek eziyetlere sabreden, namazlarını kılan, Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan gizli ve açık olarak sadaka veren, kötülüğü iyilikle savan kimselerdir.
Mü'minûn Suresi'nin 1-11'inci ayetlerinde de yine cennete girecek olan müminlerin vasıfları anlatılmaktadır. Bunlar, sözle inanmış olduklarını iddia edenler değil fakat saygıyla namazlarını kılan, yalandan, boş sözlerden uzak duran, zekatlarını veren, namuslarını koruyan, sözlerinde duran, emanetlere hıyanet etmeyen salih insanlardır. Eski ümmetler içinde böyle temiz kişiler olduğu gibi bu ümmet içinde de vardır: "Çoğu öncekilerden, birazı da sonrakilerden (olan bu insanlar)." İşte cennete girecek olanlar, bu iyi yürekli, haksever insanlardır.
Yüce Allah'ın temel prensibi
''Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa onlar da cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar" (Nisa: 124).
Haberin Devamı

