Yalnız Müslümanlar değil, bütün insanlar Allah'ın kullarıdır. Ve O'nun merhameti, insanların merhametiyle kıyaslanamayacak derecede geniştir, boldur. İnsanların dar düşüncesi, egoizmi O'nun geniş rahmetini daraltmak istemiş, düz yolunu eğri büğrü göstermiştir. Al-i İmrân Sûresi'nin 64'üncü ayetinde kitap ehlini tevhit inancında birleşmeye davet etmektedir: "De ki: 'Ey kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir söze gelin: Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'tan başka tanrılar edinmeyelim.' Eğer yüz çevirirlerse, 'Şâhid olun, biz Müslümanlanz' deyin" (Al-i İmran: 64) ayetinin son cümlesinde, İslâm'ın bu olduğu vurgulanmaktadır.
Kur'ân-ı Kerim, insanlığa sonsuz ilâhi rahmeti sunmuş, cenneti belli bir zümreye değil, Adem'den Muhammed'e (hepsine selam olsun) bütün peygamberlerin getirdiği İslâm'ın yani tevhit dininin ruhuna bağlı kalan ve tevhit ahlâkını uygulayan her kula mutluluk, cennet vaadetmiştir. Ama insan egoizmi, toplumun düşüncelerini hadis şekline döküp Kur'ân'ın açık ifadelerini hükümsüz bırakacak, Kur'ân, "Kitap ehliyle, -haksızlık edenlerin dışında- en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: Bize indirilene de size indirilene de inandık. Tannmız ve tanrınız birdir, biz de O'na teslim olanlarız" deyip bütün tevhit ehlini bu üç ortak noktada, yani Allah'a, ahirete imanla sâlih amelde birleştirmek isterken bu maksatla, "Ey kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'tan başka tannlar edinmeyelim" demesini Peygamber'e emrederken taklitçi din adamlan, Kur'ân'ın, kendisinden önceki kitapları neshettiğini (geçersiz kıldığını) iddia edip diğer din mensuplarını, müşrik, muvahhid ayıranı yapmadan cehenneme doldurmuşlardır.
Kur'ân prensiplerine ters düşen bu tür iddialar batıldır. "Falan cemaat, kendi mensuplarından başkalarına cennet vizesi vermiyor; filan cemaat de fırka-i nâciye (kurtuluşa erecek fırkanın) sadece kendileri olduğunu söylüyor. Falan kişinin yolunda olmayan hiç kimse, ne kadar ibadet ederse etsin, cennete giremez" diyecek kadar işi çığrından çıkaranlar, dini yozlaştıranlar var.
Eğer gerçekten cennet onların elinde olsaydı, altı milyar insan içinden, en büyük ihtimalle sadece yarım veya bir milyon insana yer verir, ötekilerin hepsini topluca cehenneme atarlar, onların sonsuzluk içinde ateşte cayır cayır yanmasından dört köşe olurlardı. Kur'ân, bu tekelci zihniyetin sahiplerine diyor ki: "Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek zerresi bile vermezlerdi."
Yarın: Allah'ın geniş rahmetini kimse daraltamaz.
Yüce Allah'ın merhameti geniştir, boldur
Yalnız Müslümanlar değil, bütün insanlar Allah'ın kullarıdır. Ve O'nun merhameti, insanların merhametiyle kıyaslanamayacak derecede geniştir, boldur
Haberin Devamı

