"Yüce Allah'a inanan kullara mükafat vardır"

Peygamberlerin misyonu birbirlerinin defterini dürmek değil, birbirlerinin misyonunu tazelemek ve tamamlamaktır...

Haberin Devamı

Soru: Yeni bir peygamber gelince öncekinin dini ne olur? (Yunus Duman)

Cevap: Peygamberlerin misyonu birbirlerinin defterini dürmek değil, birbirlerinin misyonunu tazelemek ve tamamlamaktır. Allah her peygamberi kendi ulusuna göndermiştir. Musa'yı ve İsa'yı İbranilere, Hz. Muhammed'i de eski kitapların dilini bilmeyen Araplara göndermiştir. Hz. Muhammed'in peygamberliği dil itibariyle Araplara yönelik olsa da anlam itibariyle tüm insanlığa yöneliktir. Onun gelmesiyle önceki peygamberlerin mesajları bitmemiş, tam tersine yeni peygamber, o mesajları doğrulayıp desteklemiştir.

Herhangi bir ilahi din mensubu, kendi dininde kalabilir ama yeni peygamberi duymuş ise onun peygamberliğini de kabul etmekle yükümlüdür. Kuran, kitap ehline yeni peygamberi kabul edip doğrulamalarını emrederken bir yandan da kitaplarının hükümlerini uygulamalarını vurgular. Ve kitaplarının hükümlerini uygulayanların bolluk içinde yaşatılacaklarını, ahirette de cennetle ödüllendirileceklerini belirtir (Mâide: 66). "Şüphesiz inananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiller(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükafat vardır, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir" (Bakara: 62, Maide: 69).

Kabir ziyareti Kuran'da geçiyor mu?
Soru:
Kabir ziyaretlerini cuma günleri yapmak, alışıla gelmiş bir gelenek midir? Yoksa Kuran-ı Kerim'de geçiyor mu? Bu ziyaretlerimizde ölülerimizin ruhları bizleri görebiliyor mu? (Seher Yenikurtuluş)

Cevap: Kabirleri ziyaret etmek, insana ahireti hatırlatması bakımından önemlidir. Ama bunun günü, zamanı yoktur. Peygamberimiz bazen geceleri de kabirleri ziyaret etmiştir. Peygamberimiz, ahiretin anımsanmasına vesile olması dolayısıyla kabirleri ziyaret etmeyi öğütlemiştir ama bu husus Kuran'da geçmez. Zaten Kuran'da geçseydi, kabir ziyareti farz olurdu. Ölünün, ziyaret edeni görüp görmemesine gelince, ölmüş insanın ruhu, kendisini anan, kendisine dua eden kimseden haberdar olur. Kendisine dua edilmesinden ötürü sevinç duyar, şad olur. Belli günde değil, ne zaman anılsa ölünün ruhu bundan haberdar olur ve sevinir. Ruh gözü açıktır. Ruhlar, sağ insanları görürler ama sağların ruhları görmesi ancak kalp gözü dediğimiz basiretin açık olmasına bağlıdır.

Cuma, iki rekâttır
Soru:
Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekâttır? (Fikret Gönültaş)

Cevap: Cuma namazı, günün öğle namazı yerine geçen iki rekâtlı bir namazdır. Cemaatle kılınır. İmamdan başka en az iki veya üç kişinin bulunması gerekir. İmam hutbeden inince cemaat de onunla beraber tekbir alıp namaza başlarlar. Herkes içinden subhaneke'yi okur. İmam içinden Euzu besmele çektikten sonra açıktan Fatiha ve ardından kısa bir sure veya uzun bir ayet yahut üç kısa ayet okur. Rükû ve secdeye gider, doğrulur. İkinci rekâtta yine imam açıktan Fatiha, sure veya ayet okuyup rükû ve secde yapar. İmamın açıktan okuduğu yerde cemaat susup imamı huzurla dinler.

Rükû ve secdeden sonra oturulur. Etta-hiyyatu, salavat ve dualar okunup selam verilir. İşte cuma namazı bundan ibarettir. Dileyen cemaatle kılınan iki rekâttan sonra iki veya dört rekât sünnet kılar, dileyen kılmaz. Çok namaz kılan, daha çok sevap alır.

Sabah namazı vakti
Soru:
Sabah namazı ne zamana kadar kılınabilir? Örneğin sabah saat 9.00'da kılınırsa, bunun niyeti "kuşluk namazı niyetine" diye mi yapılmalıdır? Kuşluk namazı nasıl kılınır? (Ayşegül Can)

Cevap: Vaktinde kılınmamış olan sabah namazı, o gün öğle namazına kadar yine sabah namazı niyetiyle kılınır. Sabah namazının esas vakti, tan yeri ağarmasından güneşin doğmasına kadardır. Güneş iyice yükselip kahvaltı zamanı olunca iki rekât namaz kılmak sünnettir. Diğer namazlar nasıl kılmıyorsa kuşluk namazı da öyle kılınır. Niyeti falan da yoktur. İçinden kuşluk namazını kılmayı geçirmek yeterlidir.

DİĞER YENİ YAZILAR