P. S. isimli bir bayan okurum, çok hatalı işler yaptığını belirterek hayatında yeni bir sayfa açmak istediğini ve nasıl tövbe etmesi gerektiğini soruyor. Ayrıca, “Bundan sonra hayatıma girecek insanlara yaptıklarımı anlatmalı mıyım?” diyor.
KUR’ÂN’DA yüce Allah, bütün günahları bağışlayacağını vurgular. Peygamberimiz de “Günahtan tövbe edenin, hiç günah işlememiş gibi hatasından temizleneceğini” belirtir. Şimdi siz daha önce ne yapmış olursanız olun, tüm hatalarınıza gönülden tövbe edin. Tövbe, hata yapmamaya kesin karar verip Allah’tan af dilemektir. Allah, içtenlikle tövbe eden kulunun hatalarını bağışlar. Allah kulunu, kulun kendisinden daha çok sever ve kollar. Onun ruhunu günah kirinden kurtarmak için tövbe etmesini emretmiş: “Ey inananlar, hepiniz Allah’a tövbe ediniz, içtenlikle O’na dönünüz” buyurmuştur. İslâm’da ümitsizlik yoktur. Kur’ân’da, “Allah’ın rahmetinden yani acıyıp esirgemesinden ümit kesmeyiniz” buyurulmaktadır.
Okurum, “Bundan sonra hayatıma girecek insanlara yaptıklarımı anlatmalı mıyım?” diye soruyor. Eğer bu cümleyle bir erkekle normal olarak evlenmeyi kastediyorsa elbette doğruyu söylemelidir. Çünkü şimdi söylemezse sonra kocası başka bir yerden öğrenir ve o zaman yuva sarsıntı geçirir. Ama hayatı gibi ortamını da tamamen değiştirir ve evleneceği kişinin hiç bilmeyeceği bir ortamda bulunursa geçmişinden söz etmesine gerek yoktur. Benzeri bir olay Hz. Ömer döneminde olmuş:
Bir adam kızının fuhuş yaptığını fakat son derece içtenlikle tövbe ettiğini söyler. Baba, Hz. Ömer’e kızının talipleri olduğunu ancak yaptığı hatalarını evleneceği kişiye söyleyip söylemeyeceğini sorar. Hz. Ömer, kızın babasına “Allah’ın gizlediğini sen yayma. Tövbe etmiş bir insanı âleme karşı mahcup etme” der. Hz. Peygamber de “Kim hata yapmış birinin hatasını gizlerse Allah da kıyamette onun hatasını gizler. Onu utandırmaz. Ama kim birinin gizli kalmış hatasını herkese yayarsa Allah da büyük duruşma gününde onun ayıplarını ortaya döker ve herkesin içinde onu rezil eder” buyurmuştur.
Yüce Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin
Haberin Devamı

