SORU: Sizin Kur’ân-ı Kerîm mealinizde sayfaların altındaki açıklama kısmında, Peygamberimize ayetler gelmeye başladığında artık falcıların gökyüzüne bakarak gelecekten haber veremedikleri, Peygamberimizden önce bilgi verebildikleri yazılı. Gaybı Allah’tan başkası bilemez. Peygamberimizden önce de gaybı kimsenin bilmemesi gerekli değil mi?
CEVAP: Kur’ân’da şeytanların, bilgi almak için göğe çıkmaya, yüceler âlemindeki konuşmalara kulak kabartmaya yeltendikleri fakat yıldızlardan atılan ışınlarla onların yüceler âleminden bilgi çalmalarının önlendiği belirtilmektedir. Gaybı yani geleceği sadece Allah bilir ama Allah dilerse gelecek veya gizli bilgisinden bazı kullarına ışıklar sızdırır. Nitekim “Allah sizi gayba vâkıf kılacak değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini seçer (ona gayb bilgisini gösterir). O halde Allah’a ve O’nun elçilerine inanın. Eğer inanır ve korunursanız sizin için büyük mükâfat vardır” (Âli İmrân: 94/179) ayetinde buna işaret edilmektedir.
Bazı insanların gördükleri rüyaların aynen çıktığı bir gerçektir. Allah’ın lütfunu kimse engelleyemez. “Lütuf Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir, Allah(ın lütfu) geniştir” (Âl-i İmran: 73). Sonra peygamberlik dönemi kapandı diye Allah bu tür lütuflarını tamamen rafa mı kaldırdı? Allah’ın lütfu bitmez. Nitekim Hz. Peygamber de kendi ümmeti içinde muhaddesler yani kendilerine ilham olunan kişiler bulunduğunu, Ömer’in de onlardan olduğunu buyurmuştur. Kâhin, gelecekten haber vermeye uğraşan, gizleri bildiğini iddia eden kişidir. İslâm’dan önceki dönemde Şıkk ve Satih adlı iki kâhinin, Peygamber’in durumunu, henüz o gelmeden önce söyledikleri, tevatüre yakın bir kuvvetle rivayet edilir.
Bunlar Araplar arasında ünlüydüler. Hatta Kisra bile bunlara başvurmuştu. Bu da yüce Allah’ın, dilerse elçi olmayan bazı kimselere de rüya veya ilham yoluyla bazı gayb bilgileri verdiğini kanıtlar. Cahiliyye döneminde şâ’ir ve kâhinlerin cinlerle temas kurduklarına inanılırdı. Her şâ’ir ve kâhinin belli bir cini vardı. Erkek kâhinin cinni kadın olurdu. Kâhinlere haber getiren cinler, Peygamber’in çıkışı sıralarında büyük bir değişiklik görmüşler ve eskisi gibi gök haberleri alamadıkları için telaşa kapılmışlardı. Bursalı İsmail Hakkı, bir şiirinde vefat tarihini söylemiş, söylediği tarih, vefatına denk gelmiştir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için Kur’ân Ansiklopedisi adlı eserime bakabilirsiniz.
Yüce Allah’ın lütfu geniştir
Haberin Devamı

