Trafikle ilgili yazım üzerine, Kanada Montreal'den yazan okurum Yüksel Oran'in bu konudaki görüşlerini dün sizlere aktarmıştım. Bugün ise bir başka okurum Abdülkerim Özbilen'in aynı konudaki düşüncelerini yayınlıyorum. Özbilen şunları yazmış: "Sayın hocam, geçen gün trafik canavarı hakkındaki yazınızdan dolayı sizi kutlarım. Trafik suçu denilince, nedense sadece hız geliyor insanımızın aklına. Alkollü araç kullanmak, ehliyetsiz araç kullanmak, kırmızı ışıkta geçmek, şerit ihlali yapmak, seyir halindeyken arabadan çöp ve hatta bira şişesi gibi tehlikeli madde atmak, daima orta ve sol şeridi takip ederek gitmek, bizden daha hızlı gelen araca yol vermemek, muayenesiz trafiğe çıkmak, kabak lastik kullanmak, trafik işaret ve kurallarına uymamak, saygısızca araç kullanmak, hatalı sollama yapmak gibi suçlar normal görünüyor.
Hatalı şerit değiştirme
Aşırı hız yapmak sadece trafiği tehlikeye sokan etkenlerden biridir. Kazaların en büyük nedeni hız dışındaki saydığım nedenlerdir. Batıda en büyük suçlardan biri de hatalı şerit değiştirmektir. Bizim yollarımızın yüzde 80'inde ise şerit bulunmamaktadır. Yol şeridi ne belediyelerin ne de trafik yönetiminin dikkat ettiği bir husustur. Yol şeridi bulunan otoyollarda bile, şeridinde giden araca rastlamak çok zordur. Bu nedenle şerit kültürü gelişmemiştir ülkemizde. Hatta 5-6 aracın yan yana rahatça gidebileceği yollarda ancak 2-3 araç yan yana gidebilmektedir. Çünkü diğer sürücülerin nasıl davranacağını kestiremek güçtür. Kısaca tek çözüm trafik kurallarına uymaktır, uymayanları da cezalandırmaktır. Yoksa tehlike sadece hız değildir."
Trafikteki büyük tehlike
Okurum bunları yazıyor. Bana göre aşın hız, her zaman tehlikedir. Normal sayılabilecek hız da ancak otoyollarda temel tehlike olmayabilir ama Türkiye'de 140-160'la gitmeye elverişli yol kaç kilometre ki? Bölünmüş yol bile az. Gerisi iki yönlü tek yol. Böyle tek yollarda bu kadar hız, usulsüz sollama en büyük tehlikedir ve zaten kazaların çoğu da bu sollamalardan oluşmaktadır. Türkiye yollarında kazadan korunmanın en önemli tedbiri, kurallara dikkat etmektir. Eskiden kamyonların şoför mahallerinde gördüğüm güzel beyti unutmayalım:
Erişir menzil-i maksuduna aheste giden
Tîz reftâr olanın pâyine dâmen dolaşır.
Manası: Yavaş giden, amaçladığı yere ulaşır. Ama çabuk gitmeye kalkan, ayağına dolaşan eteği yüzünden tökezleyip düşer.
"Yollarımızın yüzde 80'inde şerit yok"
Trafikle ilgili yazım üzerine, Kanada Montreal'den yazan okurum Yüksel Oran'in bu konudaki görüşlerini dün sizlere aktarmıştım. Bugün ise bir başka okurum Abdülkerim Özbilen'in aynı konudaki düşüncelerini yayınlıyorum
Haberin Devamı

