YÖK'ün kararı toplum barışına hizmet etmez

Yayın organlarından öğrendiğimize göre YÖK, yeni aldığı bir kararla, ilahiyat fakültelerinin öğretmenlik bölümünü, eğitim fakültelerine devretmiş. Bu karar, ilahiyat fakültelerinin önce budanması, sonra kapatılması yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirilmeye müsaittir

Haberin Devamı

Yayın organlarından öğrendiğimize göre YÖK, yeni aldığı bir kararla, ilahiyat fakültelerinin öğretmenlik bölümünü, eğitim fakültelerine devretmiş. Bu karar, ilahiyat fakültelerinin önce budanması, sonra kapatılması yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirilmeye müsaittir. Zaten çoktan beri bu yönde çabalar vardı. Önce fakültelerin talebe kontenjanı düşürüldü. Bazı fakültelerde ise tamamen kaldırıldı. Van 100. Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Malatya İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nin talebe kontenjanı kaldınlmış, bu fakülteler içi boş birer eğitim kurumu haline getirilmiştir. Fakülteler var, hocaları da var ama öğrenci yok, eğitim yok. Hani bir zaman bir mamrif vekilinin söylediği, "Mektepler olmasa maarifi idare etmek çok kolaydır" şeklindeki ünlü söz, fiilen gerçekleşmiştir. Eskişehir'deki ilahiyat fakültesini de bu kategoride sayabiliriz.

Ana hizmet alanları
Şimdi YÖK kararıyla öğretmenlik bölümleri kapanacak olan ilahiyat fakülteleri, bir kanadı kesilmiş kuşa döndürülmektedir. Bu fakültelere kayıt yaptıran öğrencilerin çoğu, din dersleri hocası olmak idealiyle gelirler. Fakülte mezunları için başlıca iki hizmet alanı bulunmaktadır: Ortaöğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak dersi öğretmenliği yahut imam hatip liselerinde meslek dersleri öğretmenliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nda çeşitli kademedeki din hizmetleri görevi. Birinci ana hizmet alanı başka bir fakülteye kaydırılınca, fakülte mezunlarının çalışma alanı daraltılmış olmaktadır. Doğal olarak bu da fakülteye olan rağbeti aşağı çeker. Geleceği çok kısıtlı olan bir fakülteye kim gitmek ister?

Çıkar yol ve çözüm olmayan bu karar, hem ilahiyat fakültesi öğrencilerini, mezunlarını ve geniş halk kitlesini incitir. Uzmanlık çağında yaşıyoruz. Bu karar, uzmanlık anlayışıyla bağdaşır mı? Eğitim fakültelerinde imam hatip liselerine meslek dersleri öğretmeni yetiştirecek alt yapı ve uzmanlık var mı? Sadece pedagoji dersi yeterli olur mu? Zaten ilahiyat fakültelerinde pedagoji dersi bulunduğu gibi birkaç çeşit felsefe dersi de vardır.

İlahiyatın katkıları
Bizim zamanımızda Yunan felsefesi, yeni çağ felsefesi, İslâm felsefesi, din sosyolojisi, pedagoji, tasavvuf felsefesi gibi dersler okutulurdu. İlahiyat fakültelerinin, toplumun aydınlanmasına gerçekten büyük katkısı olmuştur. Bu fakülteler budana budana hüviyetinden çıkarılırsa toplum yine dini öğrenir ama yer altından, hüdai nabit (kendiliğinden bitmiş) kişilerden öğrenir. Ölen kişinin içmesi için ölü evine sürahiyle su konulmasını emreden, diş doldurmayı yıkanmaya engel sayan, diş dolduran kişinin cünüplükten çıkmayacağını, kadının en şerli yaratık olduğunu söyleyen çağdışı düşünceye sahip insanlardan öğrenir. O zaman putperestlikle belenmiş bir din anlayışı karşımıza çıkar. İnsanların alnına küfür damgası vurmakla meşgul, acayip kılıklı kişiler hoca diye kendilerini empoze edip toplumu karanlık yerlere götürürler.

Kültürlü insanlar
Hurafeden kurtulup huzur veren, sevecenlik aşılayan an duru dini ancak Kuran nuruyla aydınlanmış kültürlü insanlar öğretir. Firdevsi'nin dediği gibi: "Bilgili olan güçlü olur." Bilgiye, uzmanlığa değer vermek gerekir. İlahiyat fakültelerinin kalitesini daha da yükseltmek varken budamak niye? Elbette topluma hizmeti büyük olan eğitim fakültelerimiz, öğretmen yetiştirir.

Ama öğretmenlik sadece bunlarla sınırlandırılamaz. Fen edebiyat fakültelerimiz, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültemiz de temelde öğretmen yetiştiren kurumlardır. İlahiyat fakülteleri de din ve dini meslek dersleri öğretmeni yetiştirir. Uzmanlık bunu gerektirir. Topluma tek tip elbise giydirmek, demokrasiyle insan özgürlüğüyle bağdaşmaz. Sayın YÖK üyelerinden, bu kararlarını bir kez daha gözden geçirmelerini ve toplumu germe değil, birleştirme, barıştırma yönünde karar almalarını umarız.

DİĞER YENİ YAZILAR