Yine şifrecilik sorunu (1)

Geçenlerde Kanal D'de yayınlanan ve Fatih Altaylı'nın yönettiği "Teke Tek" adlı programda Kur'ân'ın şifresi üzerinde bir tartışma oldu. Bu programa beni de çağırdılar. Bir tartışma olacağını söylediler

Haberin Devamı

Geçenlerde Kanal D'de yayınlanan ve Fatih Altaylı'nın yönettiği "Teke Tek" adlı programda Kur'ân'ın şifresi üzerinde bir tartışma oldu. Bu programa beni de çağırdılar. Bir tartışma olacağını söylediler. Ben de ciddi bir tartışma olur düşüncesiyle kabul ettim. Eğer, tartışmanın düzeyini ve Kur'ân okumasını dahi bilmeyen fakat kendince şifreler hayal edip bunlarla gelecek hakkında kehanette bulunan bir öğrenciyle tartışmaya katılmak üzere çağrıldığımı bilseydim asla gitmezdim. Ben, Allah rızası için ortaya atılan bu meselenin tutarsızlığını anlatıp halkımızı gerçeğe yöneltmek üzere programa katıldım. Maalesef Fatih Altaylı'nın amacı, Ömer Çelakıl'ın tutarsız düşüncelerini bana onaylatmakmış.

Endişe duyuyorum
Altaylı, programın sonlarına doğru tarafsızlığını bozup Ömer Çelakıl'ın hiçbir mesnedi olmayan düşüncelerini, çarpıtmalarını, sözüm ona kehanetlerini savunmaya geçti. Orada, onun üslubuyla cevap vermek istemediğim için sadece, "Beni buraya, benimle kavga etmek için mi çağırdınız? Bu üslûbunuz saygıya aykırıdır. Aramızda bu kadar yaş farkı var. Üslûbunuz üslûp değil" demekle yetindim. Şimdi o programda yeterince eleştirme imkânı bulamadığım Ömer Çelakıl adlı öğrencinin, kendisine nisbet edilen kitaptaki savlarının tutarsızlığını açıklamak istiyorum. Çünkü bu savların, maalesef Kur'ân'ı bir fal ve kehanet kitabı haline getireceğinden endişe ediyorum.

Ömer Çelakıl'a nisbet edilen kitap, bestseller olmuş. Demek ki insanlar hayallere, efsanelere, gizemlere meraklı ki bu kitaplara istek gösteriyorlar. Kitapta Ömer Çelakıl, hayallerini sergilemeye başlamadan önce 19 mucizesi üzerinde durmakta, Reşat Halife'nin savlarını yinelemektedir.

Besmele 21 harflidir
Çelakıl şöyle diyor: "Kur'ân sureleri, başlarına konan besmelenin harf sayısına göre kodlanmıştır. Besmele'de 19 harf vardır. Her suredeki ayetlerin sayısı da 19 veya 19'un katıdır. Kur'ân-ı Kerîm'de 114 sure vardır. Bu, 19'un katıdır. 19 x 6 = 114 eder." İyi ama son iki sureyi dua kabul edip Mushafına almayan sahâbîler de vardır. Ayrıca Tevbe ile Enfâl'i bir tek sure kabul edenler de bulunduğundan bu iki sure arasına Besmele konmamıştır. Bunlar nazara alınırsa Reşat'ın ve yandaşlarının sistemi yıkılmaz mı? Besmele aslında 19 değil 21 harflidir. Ayrıca Besmele, Ömer'in sandığı gibi Kur'ân'in ilk ayeti değildir. Hiç ayet olmayıp, sureleri birbirinden ayırmak için sure başlarına konduğunu söyleyen âlimler de vardır. Zaten Besmele, İslâm'dan önce de vardı ve Araplar işe başlarken ya besmele veya besmele formunda bir cümle söylerlerdi. Böyleyken Besmele'yi Kur'ân'in ilk ayeti saymanın tutarlı yanı var mı?

DİĞER YENİ YAZILAR