Soru: 36 yaşında bir bayanım. Yedi yaşında bir oğlum var. Babam ile annem yaşlı insanlar. Onlara ben bakıyorum. Eniştemin ani ölümü beni inanılmayacak derecede bir strese sürükledi. Hâlâ bu olayın etkisindeyim. Bir türlü kendimi toparlayamıyorum. Tabii bu durum sıhatimi de olumsuz şekilde etkiliyor. Örneğin tansiyonum sürekli yüksek çıkıyor. Biliyorum ki bir gün ben de öleceğim. Ancak bu duygu beni çok kokutuyor. İnanın geceleri gözüme uyku girmiyor. Sevdiklerimden ayrı kalmak istemiyorum. Ne yapabilirim? Bu duyguyu ve korkuyu nasıl yenebilirim? Bu konuda bana yardımcı olmanızı rica ediyorum. (T. A.)
Cevap: Maalesef sizin sorununuzun çözümü benim elimde değildir. Ahirete güçlü biçimde inanan bir kimse kesinlikle ölümden korkmaz. Niçin korksun ki? Ölüm yok olmak değil, ruhun hapsedildiği kafesinden kurtulması, madde esaretinden daha özgür bir hayata gitmesidir. Ölümden korksanız ne olacak ki? Her canlı sonunda ölecektir. "Yeryüzünde bulunan her şey fanidir" (Rahman Suresi). Hani peygamberler, Mevlânalar, Yunuslar, dünyaya hükmeden krallar, padişahlar, İskenderler, Fatihler, Yavuzlar? Her doğan ölür, her yapılan yıkılır. Süleyman Çelebi'nin dediği gibi:
"Her ne denlû yaşar ise bir kişi,
Akıbet ölmekdürür ânın işi."
Herkese iyilik yapın
Kur'ân, ölümden kaçmanın bir yarar sağlamayacağını vurgular. İnsan ne kadar yaşasa da bir gün mutlaka ölecektir. Zaten ölmek için yaratılmışız. Ölmeliyiz ki o tadına doyum olmaz, katıksız sefa yurduna gidelim, katıksız huzuru tadalım. Korkulan ölümün, aslında nasıl bir kurtarıcı olduğunu anlamak için, çektiği ıstıraptan kurtulmak için ötenazi isteyen kimselerin, intihar edenlerin durumunu düşünün.
Çare yok! "Her can ölümün tadını tadacaktır" (Âl-i İmran). Siz eğer öldükten sonra da yaşamak istiyorsanız şu kubbede hoş bir seda bırakmaya çalışın. Güzel işler yapın. Yetimleri okşayın onları sevindirin, darda kalmışlara yardım edin. Elinizden geldiğince herkese iyilik yapın. Hatta kötülük gördüklerinize de iyilik yapın.
"Dest-i gavvâsân-ı insafa gelir bir
gün çıkar,
Sen heman bir iyilik et ummana at."
Kısacası, iyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir.
"Yeryüzünde bulunan her şey fanidir"
Soru: 36 yaşında bir bayanım. Yedi yaşında bir oğlum var. Babam ile annem yaşlı insanlar. Onlara ben bakıyorum. Eniştemin ani ölümü beni inanılmayacak derecede bir strese sürükledi. Hâlâ bu olayın etkisindeyim
Haberin Devamı

