Yeni Yahudi cemaatleri oluşturuldu

Sonuçta Filistin'de bir birlik kuran İsrailoğulları, M.Ö. 933'lerde İsrail ve Yehuda olmak üzere iki devlete ayrıldı, İsrail devleti, M.Ö. 705'te Asur Kralı Sargon tarafından ortadan kaldırıldı. Yahudi Devleti ise önce M.Ö. 599, sonra 587 yılında Kudüs'ü işgal edip Yahudi aydınlarını Babil'e götürmesiyle dağıldı

Haberin Devamı

Sonuçta Filistin'de bir birlik kuran İsrailoğulları, M.Ö. 933'lerde İsrail ve Yehuda olmak üzere iki devlete ayrıldı, İsrail devleti, M.Ö. 705'te Asur Kralı Sargon tarafından ortadan kaldırıldı. Yahudi Devleti ise önce M.Ö. 599, sonra 587 yılında Kudüs'ü işgal edip Yahudi aydınlarını Babil'e götürmesiyle dağıldı. Daha sonra Babil'i istila eden İran hükümdarı Kuruş, Yahudilerin ülkelerine dönüp mabetlerini yeniden yapmalarına müsaade etti. Sürgünden dönenlerin bir kısmı, bölgede bulunan bazı Yahudilerle birleşip yeni bir Yahudi cemaati oluştururken bir kısım Yahudiler de Sâmâriye'ye çekilerek oradaki yabancılarla kaynaşıp Sâmiri adını aldılar.

Yahudiler, M.Ö. 450'lere doğru mabetlerini yeniden inşa ettikleri gibi birçok sinagog ve binalar da yaptılar. Ayrıca Tevrat egemenliğini sağlamak için bir bilim meclisi oluşturdular. Yahudiler için yeniden dirilme cağı sayılan bu dönemde İbranice'nin yerini Ârâmî dili aldı. M.O. 333 yılında İskender'e yenilen İranlılar bölgeden çekildiler. İskender, Mısır'ın Akdeniz sahilinde kurduğu İskenderiye kentine, Filistin'den getirttiği Yahudileri yerleştirdi. Böylece Filistin'in dışında ikinci büyük Yahudi kolonisi İskenderiye'de oluştu. Buraya yerleşen Yahudiler, Yunan medeniyetinin gelenek ve göreneklerini de benimsediler. Kendi dillerini de unutup Yunanca konuşup yazdılar. İşte Tevrat'ın Yunanca çevirileri bu dönemden kalmıştır. Yahudiler, buradan diğer Avrupa kentlerine de göç etme imkânı buldular.

Filistin'de Bizans'a bağlı olarak yaşayan Yahudi devleti ise bir ara ayaklanınca Roma İmparatoru tarafından Kudüs istila edilip yıkılmıştır. Bu istila sonucunda birçok bilgin ve ileri gelen öldürülmüş, dini kitaplar yakılmıştır. Hz. İsa'nın doğduğu sırada Kudüs, Roma valileri tarafından yönetiliyordu (İslâm Ansiklopedisi Yahudiler maddesi).

Reenkarnasyon ve tenasüh sorunu
Soru: Bir yazınızda, "Daha sonra ruh, yeniden bedenlenip nimet ve azabı maddi olarak görür" demiştiniz. Burada anlatılan reenkarnasyon mudur?

Cevap: Kur'ân'da reenkarnasyon anlamına gelebilecek bazı ayetler bulunduğu gibi buna karşıt anlama gelebilecek ayetler de vardır. Onun için çok sorulan bu sorunu, Kur'ârîı baz alarak açıklamaya çalışacağım.

Tenasüh yanlıları, "Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir. (Allah, hatalarınızın) bir çoğunu da affeder" (Şûra: 62/30) ayetini kendi görüşlerine delil olarak kullanırlar.

Diyorlar ki: "Madem ki hastalık ve belalar günahların cezasıdır, öyle ise masum olan çocukların acı çekmemeleri gerekir. Halbuki onlar da acı çekerler. Demek ki onlar, bu hayattan önce başka bir bedende yaşamışlardır ki o bedende işlediklerinin cezasını bu bedende çekmektedirler."

DİĞER YENİ YAZILAR