Yardımseverlere bir çağrımız var

Birçok üniversiteli gençten bana gelen notlarda, kendilerine maddi destek aradıklarını sıkılarak belirtmeye çalıştıklarını anlıyorum. Değerli Müslümanlar, işte Ramazan ve işte yardıma muhtaç üniversiteli gençler

Haberin Devamı

Birçok üniversiteli gençten bana gelen notlarda, kendilerine maddi destek aradıklarını sıkılarak belirtmeye çalıştıklarını anlıyorum. Değerli Müslümanlar, işte Ramazan ve işte yardıma muhtaç üniversiteli gençler. Bunlara yardımcı olun. İmkânınız varsa burs verin. En makbul sadaka, derdini arz etmeye yüzü tutmayan insanlara verilen sadakadır. Bu gençlere yardım eden, ebediyete kadar manevi gelir getirecek bir yatırım yapmış olur. Çünkü insan ölünce amel defteri kapanır. Ancak kamuya yararlı bir iş, kendisine dua edecek bir çocuk veya yararlı bir ilim bırakan kimsenin amel defterine sürekli sevap yazılır. En hayırlı yatırım, insan yetiştirmek için yapılan yatırımdır. Yardım isteyen gençlerden birinin e-mail adresi şöyle: ebru06@tnn.net

Yuvanızı kurtarmak için gayret gösterin
Ailesiyle mutlu olmadığını yazan bir okurum benden öğüt istiyor. "Eğer (karı-kocanın) aralarının açılmasından endişe duyarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar uzlaştırmak isterlerse, Allah onların arasını bulur. Çünkü Allah (her şeyi) bilendir, haber alandır." (Nisa: 35)

Bu ayetin hükmü gereğince karı-kocanın arasını bulmak üzere erkek ve kadının ailelerinden birer hakem (arabulucu) tayin edilir. Hakemler, arayı düzeltmeye çalışırlarsa Allah da karı-kocanın arasını bulur. Tüm uzlaşma yolları tükendiğinde kişi vicdanına göre hareket eder. O zaman ayrılmak da bir çözümdür. Ama ben uzlaşmayı, henüz evlilik hayatlarının başlangıcında bulunan bu eşlerin, sonunda derin pişmanlık içine düşecekleri fevrî bir hareketten sakınmalarını tavsiye ederim. Çünkü bu dalgalanmalar ve fırtınalar eninde sonunda bir gün diner, aile istikrara kavuşur. Hele bir de çocuk olursa yuva, sağlam harçla tahkim edilmiş olur.

Maalesef bazı kişiler hurafelere meraklı
Soru: Bir kitapta, soğan sarmısak kabuğu yakmanın ve açken soğan yemenin günah olduğunu yazıyordu. Böyle kitaplar nasıl olup da vatandaşlara satılıyor? (Kudret Kaya)

Cevap: Bu tür şeyler hurafedir. Kur'ân Ansiklopedisi adlı eserimin hurafe maddesine bakınız. Daha buna benzer ne gibi saçmalıklar, maalesef o tür kitaplarda halka din diye yutturulmaktadır. Ne yapalım, bazılarımız da böyle şeylere, hurafelere meraklı. Soğan sarmısak kabuğu yakmanın fakirlikle ne ilgisi var?

Herhalde biri bu maddeleri yakarken ya sakalını tutuşturdu ya da evini yaktı. Ondan sonra da kabahat bu maddelere yüklendi. Hz. Osman, eskimiş Kur'ân sayfalarını yaktırmış. Onda bir sakınca yok da soğan sarmısak kabuğu yakmakta mı sakınca var? Ah bunu yapanlar, o güzel, o aydın, o büyük devrimci Peygamber'e nasıl iftira ettiklerini bir bilseler! Çünkü O Peygamber, "Kim benim söylemediğim bir şeyi uydurup benim üstüme atarsa o, cehennemdeki yerine hazırlansın" buyurmuştur.

DİĞER YENİ YAZILAR