Soru: Ben affedici, hakkını helal eden biriyim. Ancak bana hakkı geçen kişiler de var. Ama onlar haklarını helal etmediler. Öbür dünyada Allah'ın huzurunda, "sen hakkını helal etmişsin ama o etmiyor. Gir bakalım çukura" denirse diye çok korkuyorum. Yani haklıyken haksız duruma düşmek var. Bu konuyu biraz açar mısınız? (Şebnem Aytuğ)
Cevap: Bir kişi gönül isteğiyle birine iyilik yapmış, yardım etmişse bu, Allah için yapılmış yardımdır. O kişi yardımı yaparken zaten helal ederek bunu yapmaktadır. Öteki bundan zorla yardım almıyor, yemeğini zorla yemiyor. O kişi kendi isteğiyle veriyor. Bu iki kişinin zamanla arası açılırsa yardım edenin, yardım edilen üzerinde bir hakkı, alacağı yoktur. Ama biri gider de zorla başkasının malını alır veya çalarsa yahut arkasında ona iftira eder, onun dedikodusunu yaparsa, onun aleyhine konuşursa işte burada haksızlığa uğrayan bir taraf vardır. Bu durumda hakkı alınmış olandan helallik almak gerekir.
Orada kesin adalet vardır
Siz bile bile kimsenin hakkını elinden almadıysanız, kimseye kötülük etmediyseniz insanlar ister hak helal etsinler, ister etmesinler, Allah sizi davranışlarınıza göre değerlendirecektir. Siz başkalarını memnun etmekten çok Allah'ı memnun etmeye, O'nu gücendirmemeye çalışınız. Allah'ın memnun olduğu kuldan herkes memnun olur. Bunu böyle bilin ve ona göre davranın. Öbür âlemde her şey Yüce Divan'ın yargıcı olan Allah'ın hükmüne bağlıdır. Orada kesin adalet vardır.
Elbette toplum halinde yaşayanların birbirleri üzerinde karşılıklı haklan vardır. Bunların başında akraba ve komşuluk hakkı gelir. Nisa Suresi'nin 36. ayetinde, hiçbir şeyi Allah'a eş, ortak koşmadan Allah'a ibadet edilmesi, ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşuya ve ev ve semt komşusuna, beraberindeki arkadaşa, yolcuya ve emri altında çalışan kimselere iyilik edilmesi emredilmektedir. Kişinin ilk karşılaştığı, ilk eğitimini aldığı kimseler ana babasıdır. Önce onlara iyi davranması, sonra bütün akrabasına, inanç ayırımı yapmadan bütün komşularına, birlikte yaşadığı eşine iyilik etmesi gerekir. Herkese, özellikle de komşuya iyilik etmek Allah'ın emridir. Bir hadiste Peygamberimiz, "Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, komşuyu komşuya mirasçı yapacak sandım" buyurmuştur (Buharı; Müslim).
* Devam edecek
Yardımlarınızı Yüce Allah için yapmalısınız
Bir kişi gönül isteğiyle birine iyilik yapmış, yardım etmişse bu, Allah için yapılmış yardımdır. O kişi yardımı yaparken zaten helal ederek bunu yapmaktadır
Haberin Devamı

