Soru: Vefat etmiş babalarından emekli maaşı almak için resmi nikâhlı eşler boşanıyorlar. Kadın, sağlık hizmetlerinden sigortalı olduğu için bundan yararlanıyor. Boşandığı eşiyle de yaşantısı devam ediyor. Alınan bu para helâl mi? "Tüyü bitmemiş yetim hakkı yemek" ne anlama gelir? (Burhan Sünter)
Cevap: Maaş, ancak yasal olursa helâldir. Yasal olmayan maaş, haramdır. Yasaya göre evlenmemiş, çalışmayan kız; vefat etmiş babasının emekli maaşından yararlanır. Ama evlendiği takdirde bu hakkını kaybeder. Bir kızın, evlendiği halde hileli biçimde boşanıp babasının emekli maaşını alması haramdır. Çünkü gerçekte kocasıyla birlikte yaşadığı halde kendisini boşanmış göstermekle yalan söylemekte, hakkı olmayan bir parayı almaktadır. Ayrıca hakim önünde boşandıktan sonra artık dini nikâhın devam ettiğini sanmak da dinin ruhuna uygun olamaz. İslâm'ın temel şartı önce Allah'a inanmak, sonra doğru olmaktır. Yalanla iman bir gönülde birleşmez. "Rabbimiz Allah deyip doğru olanlar" cennetle müjdelenmişlerdir.
Halk arasında söylenen, "Tüy bitmemiş yetim hakkı yemek", devletin malını haksız yere yemekten kaçındırma ifadesidir. Devletin malı, halkın ödediği vergilerden oluşur. Devletin malında tüm vatandaşların, özellikle yetimlerin, yoksulların, dul kadınların hakkı vardır. Devlet bunlara bakmakla yükümlüdür. Haksız yere devlet malı yiyen, henüz başında tüy bitmemiş küçücük yetim hakkını yemektedir. Çünkü o malda o yetimin de hakkı vardır.
Fidye vermesi gerekmez
Bir memur olan S. Çiçek adlı okurum, eşinin kanser olduğunu, önceki tedavisinden sonra hastalığın tekrar nüksettiğini, kemoterapi olmak zorunda bulunduğunu, oruç tutmasının mümkün olmadığını, eşinin oruç fidyelerini verememekten üzüntü duyduğunu yazıyor. Değerli kardeşim, Allah eşinize şifalar ihsan etsin. Oruç, sağlam insanlara farzdır. Eşiniz, iyileşmesi mümkün olmayan hastalığa yakalanmışsa o, oruç tutmakla yükümlü değildir. Fidye vermesi de gerekmez.
Fidye, oruca zor dayananlar, oruç tutmakta zorlananlar hakkındadır. Kur'ân'ın ayeti açıktır: "Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lâzımdır" (Bakara: 184). Her gün iğne yaptırmak durumunda olan şeker hastaları, ilaç almak zorunda olan kalp hastaları ve ilaca bağımlı hastalar oruç tutamadıkları için fidye verirler. Ama kanser gibi amansız bir hastalığın ileri aşamalarında bulunanlar, oruçla yükümlü değillerdir. Şayet iyileşirlerse kaza ederler. İyileşmedikleri takdirde sorumlu olmazlar. Gerçeği Allah bilir.
Yalanla iman bir gönülde olmaz
Maaş, ancak yasal olursa helâldir. Yasal olmayan maaş, haramdır. Yasaya göre evlenmemiş, çalışmayan kız; vefat etmiş babasının emekli maaşından yararlanır. Ama evlendiği takdirde bu hakkını kaybeder
Haberin Devamı

