Soru: Kuran'da, "kendi aklınızın yettiğince ilave yapmayın" anlamında bir ayet var mı? Bir çok kişi, Kuran'da olmamasına rağmen bazı şeyleri günah diyerek dinimizi zorlaştınyor. Güneş doğarken, tepedeyken ve batarken namaz kılınmamasının delili nedir? Peygamber efendimiz bunu uygulamış mıdır? (Mehmet Hikmet)
Cevap: Nahl Suresi'nde, "Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü 'Şu helaldir, şu haramdır' demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar" (Nahl: 116) buyurulmaktadır. Hiç kimsenin kendi düşüncesiyle haramlar üretmeye, dine katkılar yapmaya hakkı yoktur. Peygamberimiz açıkça belirtmiştir: "Helal ve haram Allah'ın kitabında berttikleridir." Kuran'ın ruhuna uygun, sağlam hadisler sadece kitabullahı açıklar niteliktedir. Artı yükümlülükler getirmez. Diğer sorunuza gelince, gün doğarken, tepedeyken ve batarken namaz kılınmaması, yasak değil, mekruh görülmüştür. Sebebi de bu konuda Peygamberimizin uygulamasıdır. Hz. Ali, namazgahta, bayram namazından önce namaz kılanları görünce, "Ben Allah'ın Elçisi'nin böyle yaptığını görmedim" demiştir. "Öyle ise niçin men etmiyorsun?" diyenlere, "Namaz kılarken bir kulu meneden adamı gördün mü? (Alak: 9-10) ayetlerinin tehdidi altına girmekten korkarım" demiştir.
Nikâh açıklık ister
Soru: İmam nikâhı kıyıldığı zaman, bundan eşlerin anne ve babalarının bilgisinin olması gerekir mi? Evli olan biri, imam nikahıyla ikinci bir eş alabilir mi? (Ahmet İnan)
Cevap: Nikâh açıklık ister. Kızın velisinin izni olmadan nikâh olmaz. Kızın babasının haberi olmadan nikâh kıydığını söyleyen kişiler, dini oyuncak haline getiriyorlar. Bu zamanda aile geçindirmek ve aile saadetini korumak kolay mı? Nedir bu ikinci eşler, bilmem kaçıncı kadınla kaçak yaşamalar? Kafası daha yüce şeyleri düşünenler şehvetin zebunu olmazlar. İslâm bilginleri içinde bilimsel çalışmalardan evlenmeye fırsat bulamamış olanlar çoktur. Bu vesileyle dünya evine hiç girmemiş olan ilim, namus ve doğruluk timsali, olgun insan Prof. M. Tayip Okiç'i rahmetle anarım.
Not: Dünkü yazımda yer alan "1960-1964 arasında Diyanet İşleri Başkanlığı yaptım" cümlesindeki "1960-1964" değil, 1976-1978 olacaktır.
"Yalan uyduranlar asla iflah olmaz"
Nahl Suresi'nde, "Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü 'Şu helaldir, şu haramdır' demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz
Haberin Devamı

