Varlıkların temel kaynağı Tanrı'dır

Soru: Muhiddin Arabi'nin şahsıyla vahdet-i vücut felsefesi hakkındaki görüşleriniz nedir? (Mehmet Çobanoğlu)

Haberin Devamı

Soru: Muhiddin Arabi'nin şahsıyla vahdet-i vücut felsefesi hakkındaki görüşleriniz nedir? (Mehmet Çobanoğlu)

Cevap: Muhiddin Arabi, kanaatime göre büyük bir İslâm mutasavvıfı ve filozofudur. Onun felsefesi, kendisinden sonra hemen herkesi etkilemiş ve tasavvuf akımında çığır açmıştır. Ancak onun sadece sözlerini alıp her şeye tanrı demek yanlıştır. Onun kastı da bu değildir zaten. Düşünelim, bu evreni yaratan Allah. Peki nereden yarattı? Kendisinden başka varlık var mıydı? Öyle olsa iki kadim (öncesiz) olması gerekir. İki kadim, iki tann demektir. Bu olamaz. Öyle ise Allah, bu evreni kendisinden ayrı bir varlıktan değil, kendisinden yaratmıştır. O halde bütün varlıkların temel kaynağı Tann'nın kendisidir. Yani temelde varlık çeşitli değil, tektir.

Ancak burada varlığın iki sıfatı karşımıza çıkar. Biri varlığın aslı ki bu, Allah'tır. Buna vacibül vücut (gerekli varlık) denilir. Bir de bu varlığın şekle soktuğu varlıklar vardır ki bunlar çeşitli yaratıklardır. Varlığın zatına Allah, sıfatlarına, görüntüsüne mahlukat (yaratıklar) denilir. İşte İbn Arabi felsefesinin temeli özetle budur. Bu görüşü kabul etmeyen de aslında alternatif bir düşünce getiremez. O takdirde Tanrı'dan ayrı kadim bir varlığın daha olması gerekir ki bu, İslâm inancına aykırıdır. Hadid Suresi'nin baş tarafında, "O, evveldir, sondur, zahirdir (görünendir) bâtındır (gizlidir)" buyurulmaktadır.

Diyanet İşleri'nin dikkatine!
Aşağıdaki e-mail, bana gelen pek çok benzeri mektuptan bir örnektir.

Sayın Prof. Dr. Süleyman Ateş,
"Bir kaza sonucunda ayaklanmdan sakatlandım. Cuma namazlarını camide cemaatle kılmak hevesindeyim. Ancak oturarak dahi kılsam doğrulmam esnasında eziyet çekiyorum. Her ne kadar bazı yerlerde sandalye bulunuyorsa da çevremdeki kişiler arasında halimden üzüntü duyuyorum. Acaba benim gibi olanlar için camilerimizde geri planda ayrıca bir sıra ayrılarak buraya bir dizi sandalye sabit olarak konsa, bu durumun dinimizce bir sakıncası olabilir mi? Ali Aydın"

Okurum haklıdır. Camilerimizin uygun bir yerine belinden, bacaklarından özürlü kimselerin oturup rahatlıkla cemaat namazını kılacaklan iki üç oturma yeri veya sandalye konsa güzel olur. Böylece Diyanet İşleri Başkanlığı ve taşra teşkilatları da bu insanlan memnun etmenin sevabını alır.

Hacca gitmeden helallik alınır mı?
Soru: Hac farizasını yerine getirecek olanların Hicaz'a gitmeden önce eş, dost, ahbap ve devamlı akçalı (paralı) iş yaptığı kişilerle helalleşerek bu yolculuğa çıkması gerekir diye biliyorum. Ama günümüzde insanlar Hacca gidip geliyorlar. Epey bir zaman sonra duyuyoruz ki, filanca kişi de Hicaz'a gitmiş. Bu konudaki yorumunuz nedir? (Y. F. Ö.)

Cevap: Hacca gidenin, kendisi üzerinde hakkı bulunan kimselerden helallik alması uygundur ama bu, haccın şartı değildir. Giden gider. Yapılan haccın kabul olup olmayacağını sadece Allah bilir. Her helallik alanın haccı kabul edilir diye bir şey de yok. Bu iş içtenliğe ve niyete bağlıdır.

"Bir kez Allah dese aşk ile lisan Dökülür cümle günah misl-i hazan"

Ailenin korunması için sabır gerekir
Soru: Eşim, başka bir kadını seviyor. Yuvamı kurtarmak için ne yapmalıyım?

Cevap: Size sabretmenizi tavsiye ederim. Bir gün kocanız hatasını anlar, yuvasına döner. Siz ona sevecen yaklaşın, öyle davranın ki başkalarında gözü olmasın. Ama olayı büyütürseniz yuvanın yıkılmasına kadar gidebilir. Hele çocuklar da varsa sonunda ebedi pişmanlık doğar. Sabredin, Allah'tan durumun düzeltilmesini dileyin. Sabreden derviş muradına ermiş. Karı kocanın ayrılmasını asla doğru bulmam. Sizin durumunuzda çok kadın var. Sabredenler sonunda kazançlı çıkmışlardır. Allah kerim, kullarına rahimdir.

DİĞER YENİ YAZILAR