Vardiya usulü namaz önerisi!

Emekli Gar Müdürü Yüksel Çetin'in, cuma ve bayram günleri, kalabalıktan cemaatin sokaklara taşmasını önlemek için vardiya usulü namaz kılma önerisi var. Diyanet'e iletmiş fakat yanıt alamamış. "Birçok fabrika ve iş yerlerinde vardiya usulü geçerliyken neden ibadette geçerli olmasın?" diyor

Haberin Devamı

Emekli Gar Müdürü Yüksel Çetin'in, cuma ve bayram günleri, kalabalıktan cemaatin sokaklara taşmasını önlemek için vardiya usulü namaz kılma önerisi var. Diyanet'e iletmiş fakat yanıt alamamış. "Birçok fabrika ve iş yerlerinde vardiya usulü geçerliyken neden ibadette geçerli olmasın?" diyor.

Vardiyaya ne gerek var? Her taraf cami dolu. Bir camide cemaat fazla ise öteki camiye gitmek mümkün. Cemaatin sokaklara taşmasının da bir sakıncası yok. Sonuçta 15-20 dakikalık bir meseledir. Bir camide birkaç kez aynı namaz kılınmaz. Camilerin mahallelere dağılması ve aynı anda pek çok camide aynı namazın kılınması, vardiyanın bir başka çeşidi sayılır. Ama mabedi iş yerine benzetmek doğru olamaz. Camide kalabalık ne denli fazla olursa ibadet o denli muteberdir. O kadar insanın hep birlikte Allah'a el açıp yalvarması, Allah'ın rahmetinin daha bol inmesine ve duaların daha çok kabul görmesine vesile olur.

Vardiya usulüne benzer namaz ancak savaş gibi durumlarda uygulanmıştır ki, Nisa Suresi'nin 102'nci ayetinde anlatılmaktadır. Savaşta, bütün askerlerin cepheyi bırakması doğru olmadığından aynı imamın arkasında namaz kılmak istedikleri takdirde bir bölük imama uyup bir rekât kılar. Birinci rekâtın secdesinden sonra gidip nöbeti devralır. Sonra ikinci bölük gelip bir rekât kılar. Böylece imam iki rekât, askerler de birer rekât kılmış olurlar.

İşte bu, bir çeşit vardiyadır. Ama zorunlu hallerde uygulanabilen bir yöntemdir. Cemaatin kalabalık olması, böyle bir uygulamayı gerektirmez. Çünkü namazın ille de mescidin içinde kılınması şart değildir. Bütün yeryüzü mescit sayılır. Diyanet, bir camide namaz kıldırmak üzere görevlendirdiği imamlardan biri cemaatin bir kısmına namaz kıldırır, ardından da ikinci bir imam başka cemaate namaz kıldırırsa bu da olur. Ama gelenler memurdur, yolcudur. O zaman da aynı saatte iş yerlerine veya otobüsüne dönmek zorunda kalanlar ne yapacaklardır? Uygulanması mümkün olmayan fantezi düşüncelere takılmanın yararı yoktur sanırım.

Kur'an'ı iyi okumalısınız
Soru: Mezheplerden biriyle amel etmezsem dinden çıkar mıyım? (Nevzat Sağlam)

Cevap: İslâm, Kur'ân'ın ve sünnetin buyruk ve yasaklarından ibarettir. Bunlara uyan kimse, herhangi bir mezhebe uymak zorunda değildir. Dinin hükümleri başta Kur'ân'da vardır. Kur'an'ı düşüne düşüne okumalı, ayetleri açıklayan sağlam, hurafesiz tefsirlere bakmalı, her mesele üzerinde uzun uzun düşünmeli ve oluşan kanaate göre ibadetlerini yapmalıdır. Ama bu anlattığım içtihat demektir ki her baba yiğidin kârı değildir. Bunu yapabilirsen ne âlâ. Yapamazsan, o zaman yaşayan mezheplerden birine veya tarihte yaşamış müçtehitlerden birine uyarak ibadetlerini yaparsın.

DİĞER YENİ YAZILAR