Ramazanın 3’üncü günü Kanal D’den beni arayıp bir sahur programı yapmamı önerdiler. Ben de kabul ettim. 7 gün devam etti. Halkın haberi oldukça ilginin arttığı, programın olumlu etki yaptığını öğreniyordum. Ama 7 program sonunda Kanal D yönetimi, hangi düşünceyle bilemem, programı yayından kaldırdı.
Bu, bir çeşit itibarımızla oynamak olduğu için üzüldüm. Çünkü bu yolla, Allah rızası için birikimlerimizi halkımızla paylaşma fırsatını yakalamıştım. Ama olmadı. Programın yayından kaldırılmasını büyük üzüntüyle karşıladıklarını bildiren yüzlerce izleyici e-mektubu almaya devam ediyorum. Onlara cevap olarak bir açıklama yapmayı gerekli gördüm. Bu konuda gelen pek çok mailden birini aşağıda yayınlıyorum. Ve izleyenlerime teşekkür ederken her işte bir hayır vardır diyorum.
Saygıdeğer hocam,
Kanal D’deki bilgilendirici dini konuşmanızdan mahrum olduk. Diğer programlarda “Din” yerine hikâye anlatanlar devam etmekte ve bu da gösteriyor ki, avama uydurma sesleniş maalesef pirim yapmaktadır.
Elli seneden beri üzerinde düşündüğüm Kuran-ı Kerim, bana da anlattıklarınızı söylüyordu. Halkımızın da bunu bilmesini çok istedim ve çocuklarıma sizi dinlemesini söyledim. Ama olmadı. Mani olanlara hakkımızı helal edemiyoruz. Bu zamana kadar yanlış bulduğum programları çok ikaz ettim.
Türkçe doğru kullanılmadığı gibi din adına söylenenler de çoğu zaman yanlış ve uydurmaydı. Bu programlardan cevap alamadığımdan da anlıyorum ki, yalan ve dolan pirim yapıyor.
Dini gerçekleri doyurucu olarak anlatırken size mani olanları affedemiyoruz. Sevgili hocam, sıhhat, afiyet içinde ömrünüzün uzun, başarınızın daim olmasını Cenabı Allah’tan diler, saygılarımı sunarım. (Baykurt Güner / Bağlarbaşı 10.10.2006)

