Tevrat'ın aslı korunmuştur

Müslüman yazarlar önceki kutsal kitabın tahrifi konusunda üç gruba ayrılmıştır. Kimi kitapta hem metin hem mana tahrifi yapıldığını, kimi metin değil sadece mana tahirfi olduğunu söylerken kimi de kitabın kendisinde asla tahrif olmadığı tezini benimsemiştir

Haberin Devamı

Müslüman yazarlar önceki kutsal kitabın tahrifi konusunda üç gruba ayrılmıştır. Kimi kitapta hem metin hem mana tahrifi yapıldığını, kimi metin değil sadece mana tahirfi olduğunu söylerken kimi de kitabın kendisinde asla tahrif olmadığı tezini benimsemiştir. Mana ve yorum tahrifi yapıldığını söyleyenlerin başında ünlü hadisçi Darimi gelir. Gazali de mana tahrifinin, bilgisizlikten, gerçeği anlamamaktan kaynaklandığı görüşündedir. Bu görüşün bariz mümessillerinden biri de Razi'dir.

Kitapta hiç tahrif olmadığını söyleyenlerin başında da ünlü filozof İbn Sina gelir. İbn Sina, ilahi kitaplarda kasti tahrifin mümkün olmadığı kanısındadır. Kitaplarda kasti tahrifi kabul etmeyenlerden biri de ünlü tarihçi İbn Haldun'dur, o da mukaddimesinde şöyle diyor: "Yahudi alimlerin, kendi amaçları doğrultusunda Tevrat'ı değiştirdikleri iddiasına gelince, Buhari'nin nakline göre Abdullah ibn Abbas, bunun uzak bir ihtimal olduğunu söylemiş ve mealen demiştir ki: Haşa, herhangi bir millet, Allah'ın kendi peygamberlerine indirmiş bulunduğu kitabı kasten değiştirmez. Onlar, yorumlarıyla kitabı tahrif etmişlerdir."

"Allah'ın hükmünü içeren Tevrat yanlarındadır" ayeti de Tevrat'ın aslının korunduğunu gösterir. Zira onlar Tevrat'ı değiştirmiş olsalardı, Allah'ın hükmünü içeren Tevrat yanlarında bulunmazdı. Sonuç itibariyle deriz ki: Kur'ân'da Yahudilere nispet edilen tahrif ve tebdil ile kasıt, tevildir (yorum çarpıtması). Bile bile kitabın aslını değiştirmeleri söz konusu değildir. Ancak olsa olsa, farkında olmadan bazı kelimelerin yazımında hata yapılmak suretiyle kitaba kasıtsız tahrif girmiş olabilir.

Hiçbir şey, meleğin eve girmesine engel olamaz
Soru: Nazardan korunmak için bir çok kurşun döküyor veya döktürüyor. Bu doğru bir hareket midir? (Reşat Mürekkepçi)

Cevap: Hadis rivayetlerinde nazardan korunmak için sadece dua ve nazar değdirmiş olanın abdest suyuyla kendisine nazar değmiş olanın yıkanması şeklinde bir yöntemden söz edilir. Kurşun dökmenin dini hiçbir dayanağı yoktur. Bu, halkın geleneğinde vardır. Kurşun dökmenin, nazardan koruyacağına inanmam. Çünkü koruyucu sadece Allah'tır. Ama insanlar öyle inanıyorlar ve Allah da onların inancına göre tecelli ediyor olabilir. Hastalığın iyileşmesinde inancın çok büyük etkisi vardır.

DİĞER YENİ YAZILAR