Tevhid yolundan ayrılmamalıyız

14 asır öncesine saplanıp kalmanın ne yararı var ki? İslâm'ın temeli olan Kur'ân ve Peygamberimizin sünneti ortada

Haberin Devamı

* Dünden devam
14 asır öncesine saplanıp kalmanın ne yararı var ki? İslâm'ın temeli olan Kur'ân ve Peygamberimizin sünneti ortada. Bunlara göre yaşamak, insanın dünya ve ahiret mutluluğu için yeterlidir. Hz. Peygamber'in ilk üç halifeye lanet ettiği veya ettirdiği kuyruklu bir yalan ve katmerli bir iftiradır. Bunlar eğer lanet edilecek kimseler olsaydı, Hz. Peygamber onların kızlarıyla evlenmez, üçüncü halife Osman'a da iki kızını vermezdi. Çünkü Hz. Osman, Peygamber'in Rukayye adındaki kızıyla evlenmiş, onun vefatı üzerine Rukayye'nin küçüğü Ümmügülsüm ile evlenmiştir.

Peygamber'in iki kez damadı olan bir sahabiye nasıl lanetli gözüyle bakılabilir? İnsanın biraz saygılı olması gerekir. Peygamberin arkadaşları herkese örnek olacak temiz insanlardır. Onlara saygı besleyen saadet bulur. Hâşâ hiç kimse Allah değildir. Nusayrilik inancı ise Kur'ân'in getirdiği tevhit inancına uymaz. Çünkü "Onlara göre ruhsal varlıklar, fiziksel bedenlere bürünüp görünebilirler. Fiziksel suretlerde görünebilen varlıklardan kimi, hayırlı varlıklardır. Hz. Cebrail'in, insan suretine girip görünmesi gibi. Kimi de şerli varlıklardır. Şeytanın ve cinlerin insan suretine bürünüp konuşmaları gibi. Öyle ise Allah da insanların suretine girebilir. Hz. Peygamber'den sonra en hayırlı insanlar, Ali ve evladı olduklarından Cenabı Allah onların suretinde görünüp konuşmuştur. İşte bundan dolayı onlara tanrı ismi verilebilir" (Şehristânî, Milel: 1/189).

Selamet tevhid yolundadır
Tarih ve Milel kitaplarının yazdığına göre Nusayriler, bazı uydurma rivayetlere dayanarak Hz. Ali'yi, peygamberlikte Hz. Peygamber'e alt dereceden ortak yapacak görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu rivayetlerden biri, Hz. Peygamber'in, Ali'yi kastederek, "Ben Kur'ârîın inişi uğrunda çarpıştığını gibi içinizden biri de onun tevili (gerçek anlamı) uğrunda çarpışacaktır" sözüdür. Yine iddiaya göre Hayber kale kapısını sökmesi, cinlerle konuşması Ali'de tanrılıktan bir parça olduğunu kanıtlar. "Benim Ahmed yanındaki durumum, ışığın ışıkla olan durumu gibidir. İkinci ışıkla birincisi arasında fark yoktur ancak biri önce diğeri sonradır" şeklindeki bir söz Hz. Ali'ye yakıştırılmıştır.

Bu görüş, Ali'yi risalet görevinde Peygamber'e ortak etme anlamını taşır. Bunlar, onun bilinen söylemlerine terstir. Hz. Ali'nin sözlerini toplayan Nehcu'l-Belâğe'de bu tür sözler yoktur. Öyleyse Kur'ân'a aykırı olan bu tür düşüncelerden kurtulmalı ve Peygamber'in, başta Ehl-i Beyt olmak üzere Peygamber dostlarının gittiği ve öğütledikleri tevhid yolundan ayrılmamalıyız. Çünkü selamet o yoldadır. Cennete giden yol, o yoldur.

DİĞER YENİ YAZILAR