Soru: Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından 1975 basımı meali, 1980 yılından beri okumaktayım. Bu mealdeki Rum Suresi 17/18. ayetler sonunda, "Allah'ı teşbih edin, namaz kılın" şeklindeki yüce rabbimizin emri yer almaktadır. Ancak 19 Mart 2001 tarihli ve 10 sayılı kararla 2002 yılında çıkan Diyanet işleri Başkanlığı mealinin ikinci baskısında Rum Suresi 17/18. ayetlerde "... teşbih edin" emri var fakat "... namaz kılın" ifadesi yok. Dinimizin temel ibadetlerinden biri olan namaz kılmayı düzenleyen bu ayetteki ifade hangi sebeple çıkarıldı. Ya da 1980'den beri itibar ettiğim 1975 baskısı mı yanlıştı? Hud Suresi 114. ayetini okuyunca namaz vakitlerinin 4 zamanı olduğunu görüyorum. Bir başka ayette, sadece Hz. Muhammed'e mahsus olmak üzere gece yansında veya gece yarısından az sonra kalkarak namaz kılması emrediliyor. Bu emir tüm Müslümanlara mı yöneliktir? (Mustafa Bilgehan)
Üç vakit belirlenmiş
Cevap: Kuran'da namaz kılınması emredilen vakit sayısı üçtür. Namaz vakitlerini belirleyen ayetler İsra 78/79, Hûd 114. ayettir. Diğer ayetlerde Allah'ın teşbih edilmesi emredilir ama namaz (salat) geçmez. Mahsus yorumcular salat kelimesini katmışlardır ki, kendi inandıkları gibi namaz vakti sayısını Kuran ile beşe çıkarsınlar. Bunlar Kuran'ı tahriftir. Doğrusu, benim yazdığım mealdir. Nitekim Diyanet de zaman zaman mealinde nispeten düzeltmeler yapmış, katma kelimeleri ayıklamıştır ama yine de hatalarla doludur.
Tesbih, Allah'ı zikirdir. Allah'ın çok teşbih edilmesi emredilir. Her zaman zikir ve teşbih yapılmalıdır. Ama salat (namaz) birtakım hareketleri olan özel zikirdir. Onun için üç vakit belirlenmiştir: Güneş doğmadan önce, güneşin batmasından alacakaranlığa kadar olan zaman ve gecenin ortası (seher vakti).
Mantık kabul etmez
Gece yarısından sonra kılınması emredilen namaz ise sadece Peygamber'e özgü değil, inanan herkese yönelik emirdir. Diğer ayetlerde de "namaz kıl" şeklindeki emir, görünürde Peygamberedir ama ona olan emir, dolayısıyla ümmetine de emirdir. Öyle olmasa Kuran'ın hemen bütün emirleri sadece Peygamber'e yönelik olur, ümmet bununla yükümlü olmazdı. Böyle bir şeyi mantık kabul eder mi?
İsrâ 79. ayetteki "nâfileten lek" ifadesi, yanlış tercüme edilmiştir. Bu ayetteki nafile kelimesi, farz olmayan, yükümlülüğü olmayan demek değil, ayrıca, üstelik manasına gelir. Bu konuda ayrıntı için "Kuran-ı Kerim Tefsiri" adlı eserimizden İsrâ 79. ayetin tefsirini okuyabilirsiniz. İşte Kuran'da namaz için belirlenmiş olan vakitler bunlardır. Öteki ayetlerde Allah'ın tesbih edilmesi emredilir ama "namaz kılın" emri yoktur. Öğle ile ikindi namazı, Peygamberimizin kendi içtihadıyla kıldırdığı namazlardır. Kuran'da geçmez. Kuran'da öğle vakti Allah'ın teşbih edilmesi emredilir. Teşbih başka, namaz başkadır.
Helal edilen haktan geri dönmek olmaz
Sorular: Kişi öldükten sonra hesaba hemen mi, yoksa kıyametten sonra mı çekilir?
Helal veya haram ettiğimiz hakkımızla ilgili kararımızı değiştirme imkânı var mı?
Hergün gusletmek şartıyla cünüp olmanın dinimizce bir mahsuru var mı?
Cevaplar: Ruh bedenden çıkınca hemen Allah'ın huzuruna götürülür ve yaptıklarının sonucunu görür. Neticede ya cennet gibi bir hayat içinde olur veya eylemlerinin cehennemine gider. Bu konuda ayrıntı için "İnsan ve İnsanüstü Varlıklar" ve "Kuran Ansiklopedisi" adlı eserlerimi okuyunuz.
Dünyada bir kimseye hakkımızı gönülden helal ettiysek artık ondan geri dönmek olmaz. Nasıl ki birisine hediye olarak verdiğin şey onun malı olur. Artık onu geri alma hakkınız yoktur.
Cünüp gezmek günahtır. Eğer ibadetlerinizi aksatmayacak biçimde yıkanıyorsanız cünüp olmakta bir sakınca yoktur.
Tesbih başka namaz kılmak başkadır
Kuran'da namaz kılınması emredilen vakit sayısı üçtür. Namaz vakitlerini belirleyen ayetler İsra 78/79, Hûd 114. ayettir. Diğer ayetlerde Allah'ın teşbih edilmesi emredilir ama namaz (salat) geçmez
Haberin Devamı

