Tenasüh inancı Hindistan'da ortaya çıkmıştır

Ben ve siz, birçok kez doğduk. Benimkileri yalnız ben bilirim, ama sizin kendi yaşamlarınızdan haberiniz bile yoktur

Haberin Devamı

Ben ve siz, birçok kez doğduk. Benimkileri yalnız ben bilirim, ama sizin kendi yaşamlarınızdan haberiniz bile yoktur. Niteliklerimin gereği olarak her ne kadar doğmakla ve ölmekle yükümlü değilsem de yeryüzünde ne zaman erdem tehlikeye düşse, ne zaman kötülük ve haksızlık üstün gelecek olsa ben hemen ortaya çıkıveririm ve böylece çağdan cağa doğrunun selâmeti, kötünün cezalandırılması ve erdemin ihyâsı için kendimi gösteririm" (Leon Deniş, Ebedi Olan Ruhtur, Ruh ve Madde Yayınları, İstanbul, 1989, s. 30-31). Bu inanca göre insanın çektiği acılar, tasalar, belalar, daha önceki hayatında işlediği günahların cezasıdır. İlk defa Hindistan'da ortaya çıkan tenasüh inancı, üç yüz yıl sonra Mısır'a atlamış ve Mısırlıların inançlarına uygun bir şekle sokulmuştur. Böylece Hindistan'da ruhun bedenden bedene geçeceğine inanılırken Mısır'da yine kendi bedenine gireceğine inanılmış ve bunun için beden mumyalanmıştır. Bu inanç böyle uzun zaman sürmüştür. Sonra Hıristiyanlık ve İslâm gelmiş, bu inancı değiştirmiştir. Kur'ân'-da bizim, ölümden sonra nimet veya azap göreceğimiz ve dünyadaki amellerimize göre haşredileceğimiz bildirilmiştir. Kimi kıyamette Rabbine bakar, kimi üzüntü içinde kalır. Ruhun bedenden bedene geçeceği söylenmemiştir.
İslâm âleminde de tenasühe inananlar vardır.

İhvânu's-safâ risalelerinde, "Derileri piştikçe, azabı tatsınlar diye onlara başka deriler vereceğiz" (Nisa: 98/56) ayeti, tenasüh anlamını verecek şekilde yorumlandığı gibi, "Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki siz ölüler idiniz, O sizi diriltti; yine öldürür, yine diriltir, sonra O'na döndürülürsünüz" (Bakara: 92/28), "Aranızda ölümü takdir eden biziz, bize engel olunamaz. (Ölümü takdir ettik) Ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi, bilmediğiniz biçimde yeniden inşa edelim" (Vakıa: 46/60-61), "Biz onları yarattık, yapılarını sıkıca bağladık. Dilediğimiz zaman onları benzerleriyle değiştiririz" (İnsan: 90/28), "İnsanı nutfeden yarattı, ona biçim verdi. Ona
(ana karnından çıkma) yolu(nu) kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü, kabre koydurdu. Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltti" (Abese: 24/19-22) ayetleri de bu anlamda yorumlanmaya müsait bulunmuştur. Fakat cumhura (çoğunluğa) göre tenasüh tezi batıldır. İnsan ruhu, bedenden ayrıldıktan sonra kıyamete dek tekrar bedenlenip dünyaya dönmeyecektir. Anadolu'nun özelikle Adana, Mersin, İskenderun, Antakya üçgeninde bazı çocukların ve gençlerin, öldükten sonra yeniden başka bir bedende dünyaya geldiklerini iddia ettikleri görülmektedir.

Sadettin Teksoy'un, televizyonda yaptığı programda bunun örnekleri sunulmuştur. Teksoy'un, bizimle yaptığı özel sohbette bana anlattığına göre, aslen Manisalı olup şimdi İzmir'de emlakçilik yapan emekli bir binbaşının kızı da böyle bir iddiada bulunmuştur. Kız daha iki yaşındayken kendisinin Amerika Birleşik Devletleri'nin Wiscounsin eyaletinde bir kentte oturduğunu, kocasının pilot olduğunu, çocukları bulunduğunu, kendisinin bir trafik kazasında öldüğünü, ailesini çok özlediğini söylüyor, kendisinin ailesine götürülmesini ısrarla istiyormuş. Amerikan aksanıyla İngilizce konuşan kız, kocasının adını, evinin bulunduğu mahalleyi, kocasının iş, ev adresini ve telefonlarını vermiş.

Yarın: Kızın verdiği telefon aranıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR