Temiz giyinmek ekeğin süsüdür

Erkeğin süsü, güzel ve temiz giyinmektir. Aşırı süslenmek, takılar takmak erkeğe yakışmaz. Ama kadınlara süslenmek meşrudur

Haberin Devamı

Soru: Erkeklerin altın takı takması ve ipek giysi giymesi haram kılınmıştır. O dönemde özellikle erkeklerin, maddi eşitsizlikten dolayı insanların birliğinin ve huzurunun bozulmaması için olduğunu duymuştum. Altın ve ipek sadece erkeklere mi haramdır? Bu Kur'ân hükmü müdür? Bu yasak dönemsel midir? Yoksa kıyamete kadar geçerli bir hüküm müdür?

Cevap: Prof. Kâmil Miras'ın Tecrîd-i Sarîh Tercüme ve Şerhi'nde geniş açıklamasına göre bir evlilik simgesi olan altın alyans takmakta bir sakınca yoktur.

Hz. Peygamber (s.a.v.)'in, giydiği ipek elbiseyi çıkarıp attığı, "Bu, korunanlara yaraşmaz" dediği (Buhârî, Müslim) rivayeti yanında Dûmetu'l-Cendel emiri Ukeydir'in, kendisine hediye olarak gönderdiği altın işlemeli, saf ipek elbiseyi giydiği, imrenerek elbiseye ellerini süren sahâbîlerine, "Siz buna imreniyor musunuz? Andolsun cennette, Sa'd'ın mendilleri bundan daha güzeldir" dediği (Tirmizî, Müslim) de rivayet edilmektedir. Başka bir rivayette de Hz. Ömer, Şam'da bir kasaba olan Cabiye'de Müslümanlara hitaben, "Peygamber (s.a.v.) ipek giymekten menetti. Ancak iki, üç, dört parmak yeri kadar ipek giyilmesine müsaade etti" demiştir.

Hz. Peygamber'e dayandırılan rivayetler, gerçekten doğru ise haram değil ancak erkekler için ipek giymenin mekruh olduğunu gösterir. Çünkü böyle bir iki kişinin aktardığı sözlerle haram hükmü konamaz. Kaldı ki haram hükmü koymak, sadece Allah'ın hakkıdır. Kur'ân, insanların Allah adına hüküm koyma yetkilerinin olmadığını vurgulamaktadır: "Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü, 'şu helâldir, şu haramdır' demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar" (Nahl: 116).

Karışık ipek veya ipekle işlenmiş, yahut ipek sırmalı, saçaklı elbise giymekte hiçbir sakınca yoktur. Hz. Ali'nin torunu, Hz. Hüseyin'in de oğlu olan, ibadet ve takvasından dolayı da Zeyne'l-Âbidîn (dinin süsü) sıfatiyle anılan Alî Zeyne'l-Âbidîn'in hazz (ipek ve yün karışımından yapılmış) sarı bir elbisesi vardı. Onu cuma günleri giyerdi (İbn Sa'd, Tabakat: 5/217). Bir rivayete göre de Alî Zeyne'l-Âbidîn, kış gelince yün-ipek karışımı bir elbise alır, kışı geçirdiği o elbiseyi yazın satar, parasını sadaka verirdi. Yazın iki Mısır Aşmonî elbisesi alır, kâh birini, kâh ötekini giyer, "Allah'ın, kulları için çıkardığı süsü kim haram etti?" (A'râf Suresi: 32) derdi.

İki bayramda kendisine kovada nebîz yapılır, alkollenmeye bırakılmadan, taze olarak verilirdi. Yağlanır (krem sürer), kınayla sakalını boyar, ihrama girerken yıkanıp koku sürünürdü. Sardığı sarığının ucunu arkasından sarktırdı (İbn Sa'd, Tabakat: 5/217-218).

Bu rivayetlerden erkeklere ipek giymenin ve altın kullanmanın, haramdan ziyade mekruh olduğu, uygun olmadığı anlaşılır. Erkeğin süsü, güzel ve temiz giyinmektir. Aşırı süslenmek, takılar takmak erkeğe yakışmaz. Ama kadınlara süslenmek meşrudur.

DİĞER YENİ YAZILAR