Tasavvufun doğrusu yanlışı-2

Değerli okurum Süleyman Ablak gönderdiği e-mailde öyle bir söz etmiş ki, farkında olmadan dinin tevhit temeline dinamit koyuyor

Haberin Devamı

Maalesef çok sayıda uydurma rivayetler var
Değerli okurum Süleyman Ablak gönderdiği e-mailde öyle bir söz etmiş ki, farkında olmadan dinin tevhit temeline dinamit koyuyor. O da şu: "Mesnevi'de dahi Hz. Resul-i Ekrem efendimiz, Hz. Ali'ye 'Ya Ali, benden sonra Allah'ın aslanıyım deyip de kendine güvenme sakın, bir mürşidin gölgesine sığın' demiyor mu (!)" Haşa Hz. Peygamber böyle bir söz söylemekten ve Hz. Ali de böyle bir söze muhatap olmaktan münezzehtir. Hz. Ali, Peygamber'den sonra hangi mürşidin gölgesine sığınacakmış? Onun mürşidi Kur'ân ve Peygamber'in sünnetidir. Ayrıca o, dördüncü halifedir, Müslümanların imamı, mürşididir. Halife olması dolayısıyla Allah'ın adaletini uygulamakla görevli, yani bir anlamda Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir.

Çünkü İslâm âleminde "Sultan, zıllulla-hi fî'1-âlem: Hükümdar, âlemde Allah'ın gölgesi" kabul edilir. Hz. Ali'yi, Peygamber'den başka bir mürşidin gölgesine sığındırmak, kim tarafından söylenirse söylensin, kabul edilemez. Bu söz uydurmadır, maalesef tasavvuf kitaplarında -ki buna Mesnevi de dahildir- bu tür pek çok uydurma rivayetler vardır.

Dine aykırı anlatımlar
Bunları ancak din uzmanları bilir. Onun için Seri Sakati Hazretleri, henüz çocuk olan yeğeni Cüneyd'e, "Allah seni bir sufi muhaddis değil, bir muhaddis sufi yapsın" diye dua etmiştir. Bunun anlamı şudur: Sen önce tasavvufa girer de sonra din ilimlerini öğrenirsen, dini hep tasavvuf gözlüğüyle görür yanlış yorumlarsın. Ama önce dini ilimleri öğrenir, sonra tasavvufa girersen tasavvufta dinin özüne aykırı anlatımları ayıklar, dinin özüne uygun tasavvufu yaşarsın.

Okurum, mektubunda "Kur'ân-ı Kerîm ve Yüce Meali" adlı eserimde, Maide Suresi 51'inci ayete şöyle mana verdiğimi belirtiyor: "Siz Yahudi ve Hıristiyanların velilerini (evliyalarını) kendinize veli edinmeyin. Onlar kendilerinin velisidirler (evliyasıdırlar)." Mealime baktım, ifade şöyle: "Ey inananlar, Yahudileri ve Hristiyanları veliler edinmeyin. Onlar, birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları kendine veli yaparsa, o onlardandır. Şüphesiz Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez." Biz ayete böyle bir mana vermemişiz.

Yarın: Velileri sevmek her Müslüman'ın görevidir.

DİĞER YENİ YAZILAR