Tasavvuf içten bir arınma yöntemidir

"Benim bir arkadaşım dini bir gruba katıldı. Ne deniliyorsa ona inanıyor ve asla başka bir fikri kabul etmiyor. Ayrıca gruba girerken de istihareye yatıyorlar ve ona göre katlıyorlar. Bence her insan olumlu sohbetlerden, din adına eğitimden yararlanmalı ve bunun için bir yere girmek ya da girmemek şartı aranmamalı. Bu nasıl bir din anlayışıdır ki düşünceye açık olmasın?" diyen öğrenci bir okurum, söz konusu grubun kapalılığından

Haberin Devamı

"Benim bir arkadaşım dini bir gruba katıldı. Ne deniliyorsa ona inanıyor ve asla başka bir fikri kabul etmiyor. Ayrıca gruba girerken de istihareye yatıyorlar ve ona göre katlıyorlar. Bence her insan olumlu sohbetlerden, din adına eğitimden yararlanmalı ve bunun için bir yere girmek ya da girmemek şartı aranmamalı. Bu nasıl bir din anlayışıdır ki düşünceye açık olmasın?" diyen öğrenci bir okurum, söz konusu grubun kapalılığından, kendi aralarındaki konuşmaları başka yerlerde anlatmadıklarından, hocalarının emirlerine dine aykırı da olsa, İslâm düşüncesine ters de düşse mutlak itaat edip onu doğru kabul ettiklerinden, kendi cemaatlerini çok kolladıklarından yakınmaktadır. Bu okurum arkadaşına şunlan söyleyebilir: Doğru yol, Hz. Peygamber ve sahabilerinin izlediği yoldur. Bu yol, Kur'ân-ı Kerîm'de açıklanmıştır. Elbette birbirini daha çok seven insanlar bir araya gelip sohbet edebilirler. Kur'ân ve sünnete uygun olduktan sonra bunda bir sakınca yok. Ama bu insanların, kendilerini üstün görmeleri dine de tasavvufa da uymaz.

Ben sözünü ettiğiniz kişilerin hangi gruptan olduğunu bilmem. Dediğim gibi davranışların ölçüsü kitap ve sünnettir. Kitap ve sünnet çerçevesindeki tasavvuf da içsel bir arınma yöntemidir. Gazali'ler, Mevlânâ'lar, Yunus'lar, Hacı Bektaş-ı Veli'ler bu yolla yetişmişlerdir. Tasavvufu kaldırıp atarsanız dini ruhundan soyutlamış olursunuz. Tasavvuf, menfaat toplama, çıkar sağlama, kral gibi yaşama yolu değil, kişinin egosunu, çıkar duygularını öldürmesi, ruhunu her türlü kötü düşüncelerden, menfaat duygusundan arındırması yöntemidir.

Yoksullara yardım edin
Soru: Evlatlar babadan ayrı olduğu zaman (her evladın işi var, geliri var), baba kendi parasıyla satın aldığı kurbanı onlarla beraber keserse, evlatlarından kurban için para alması gerekir mi? (Muzaffer Şenel)

Cevap: Aile bütünlüğü düşünülürse bir aileye bir kurban yeterlidir. Ama baba ile çocuklar ayn ev açmış, ayn aile oluşturmuşlarsa her aile kurbanını kendisi keser. Ben kurban işinde öyle ailelerin birbiriyle yarışmalarını ve gereksiz yere pek çok kurban kesilmesini doğru bulmam. Bugün et bol, ete çok ihtiyaç yok. Ama paraya şiddetle ihtiyacı olan insanlar var. Felâkete uğramış, yoksulluk içinde kıvrananlar var. Onlara el uzatmak, karınca kararınca yardım etmek kurbandan daha makbuldür. Hiç kimse sözlerimden alınmasın. İşin aslı budur. Ebu Eyyûb-i Ensari Hazretleri de zamanla kurban kesiminin aşırılığa kaçtığını belirtmiştir.

DİĞER YENİ YAZILAR