SORU: 24 Mayıs tarihinde “Halifeleri eleştiren sözler asılsızdır” başlıklı yazınızda, okurunuzun belirttiği cümleler Nehcu’l Belağa adlı kitapta kesinlikle yoktur. Asırlardır gerçeklerin üstü örtünmeye çalışılıyor. Siz bence bu ülkenin en büyük alimlerinden birisiniz ama gerçekleri söylemeye biraz çekiniyorsunuz gibi geliyor bana. (İbrahim Halil Koçer)
CEVAP: Nehcu’l-Belağa, Şeyh Radi’nin eseridir. Bu kitapta Hz. Ali’ye nispet edilen öyle sözler var ki, bunları Hz. Ali’nin söylemesi mümkün değildir. Ben bunların ayrıntısına girmekte yarar görmüyorum. Hz. Ebubekir Halife seçildi. İşte gerçek. Hz. Ali, geç de olsa ona bey’at etti. İşte gerçek. Siz Ali’nin bey’at ettiğini 1400 yıl sonra reddetmek istiyorsunuz. Diyelim ki halifelik Ali’nin hakkıydı, ki kesinlikle ben böyle bir şeye inanmıyorum, çünkü bu Peygamber’in dünyevi saltanat kurması anlamına gelir. Müslümanlar Ebubekir’i seçmişler, Ali de bunu kabul etmiş. Ömer seçilmiş, Ali Ömer’e de bey’at etmiş. Sonra Hz. Osman olayı ve Ali’nin halifeliği... O da sonunda şehit olmuş. Bunları ikide bir gerçek diye gündeme getirmek tarihin seyrini mi değiştirecek? Ali’yi geri mi getirecek? Yoksa Ali adına rant sağlamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürüp Müslümanları bölecek mi?
Ben inandığımı söylüyorum ve yazıyorum. Sizin gibi düşünmüyorum. Ali’nin manevi velâyetini kabul ediyorum ama ilim irfan başka, devlet adamlığı başka... Ebubekir ve Ömer, tarafsız olan Müslüman ve gayrimüslim bilim adamlarına göre o zamanın en büyük devlet adamlarıdır. Öyle olmasa Allah onlara halifeliği nasip etmezdi. Ebubekir, Peygamberimizin kayınpederidir, Ömer de öyle... Peygamberimiz vefat ettiği zaman Ebubekir’in kızı Ayşe, Ömer’in kızı Hafsa, Peygamberimizin hanımlarından değil miydiler? 70 yılını İslâm’a vermiş birine dini veya tarihi öğretmeye kalkmayın. Sizin inancınıza saygım var ama ben insanları putlaştırmam, tanrılaştırmam. Her insanın içinde Allah vardır. Allah insana kendi can damarından daha yakındır. Ama her insana, Ali’ye de Ömer’e de... İnsanlar arasında sadece peygamberler özel bir konuma sahiptirler. Onların vahiyle bize duyurdukları sözler, bizim hayat çerçevemizi, dolaşma alanımızı çizer. Din Kur’ân’dır. Siz bana Kur’ân konuları üzerinde soru sorun. Bir şeyi daha anımsatayım. Eğer bu konuda yine yazarsanız cevap vermeyeceğim. Çünkü ileriye bakan bir insan olarak böyle şeylere vakit ayıramıyorum.
Tarihin akışını değiştiremezsiniz
Haberin Devamı

