Tanrı fikri çok güçlü bir inançtır

Hz. Muhammed'in, bulunduğu ortamı daha ahlaklı daha yaşanabilir hale getirmek için bir yaratıcı olduğunu söyleyip ahlak yoluna sokmak istemesi mümkün mü?...

Haberin Devamı

Sorular:
1- Hz. Muhammed'in, bulunduğu ortamı daha ahlaklı daha yaşanabilir hale getirmek için bir yaratıcı olduğunu söyleyip ahlak yoluna sokmak istemesi mümkün mü?

2- Kuran, neden peygamberin ölümünden sonra kitap haline getirildi?

3- Hep peygamberlerin mucizelerinden bahsedilir. O devirde bir olayın abartılarak mucize haline gelmesi mantıklı değil mi?

4- Şeytan, Allah'ın emrini reddedip kovuldu. Çok zeki olduğu söylenen bir yaratık, nasıl olur da Allah'ın gazabından korkmayıp insanları kendi tarafına çekmeye uğraşır? İleride de cezasını çekecek olan şeytan, bu gazabı kabul edip özür dileyemeyecek kadar aptal mı? (Kerem Melaka)

Cevaplar:
1- Tanrı fikri Hz. Muhammed'le birlikte gündeme gelmiş bir düşünce değil, insanlığın başlangıcından beri var olan çok güçlü bir inançtır. Allah'ın, insanları tek yaratıcıya tapmak, yaratıklara kulluktan kurtarmak üzere görevlendirdiği peygamberler hep Allah'ın varlığını söylemişlerdir. Hz. Muhammed'den önceki bütün peygamberler Allah'a kulluğun gereğini anlatmış ve insanları Allah'a tapmaya, yüksek ahlaka çağırmışlardır. Eğer biraz tarih ve dinler tarihi okusaydınız tanrı fikrinin, çok tanrılı ve tek tanrılı bütün dinlerde var olduğunu görürdünüz. Öyle ise Allah düşüncesini Hz. Muhammed'in uydurduğunu söylemek cehaletin ta kendisidir.

2- Hz. Muhammed, kendisine gelen vahiyleri yani Kuran ayetlerini yazdırıyor ve yazılanların bir kopyasını da kendi evinde muhafaza ediyordu. Peygamber'in vefatından sonra yazıcıların ellerinde bulunan ayetler, Hz. Muhammed'in evinde bulunan nüsha ile de karşılaştırılarak bir cilt haline getirildi.

III. Halife Osman zamanında da bu ilk nüsha esas alınarak Kuran yeniden derlenmiş ve çoğaltılarak büyük vilayetlere birer nüsha gönderilmiştir. Hiçbir vahiy kitabı, Kuran kadar sağlam korunamamıştır.

3- Bırakın mucize rivayetlerini sadece Kuran'ı düşünün. 1450 yıl önce tahsil görmemiş bir insanın, Kuran stilinde, asırlarca insanları yöneten, onlara huzur ve güven veren bir kitap getirmesi mümkün müdür? Hangi insan Kuran'a denk bir söz söyleyebilmiştir? Siz ne kadar kuşku içinde olsanız da sonunda huzuru Kuran'da bulacaksınız. Şüpheleriniz size ziyandan başka bir katkı sağlamaz.

4- İnsanlar, iki yönlendirici altındadırlar. Meleklerin ilhamı ve şeytanların vesvesesi. Allah, insan ruhunu olgunlaştırmak için bu iki etken altında bırakmıştır. İlhamlarıyla insanları iyiliklere yönlendiren melekler nasıl Allah'ın memurları ise vesvesesiyle kötülük duyguları aşılayan şeytanlar da sonuçta Allah'ın görevlileridir. Şeytan da gereklidir. Çünkü şeytan olmasa içinde hiçbir tutku, şehvet hissetmeyen kişi evlenmez, çalışmaz, dünyayı ihmal eder, rekabet, kalkınma olmaz.

Bir hadis-i şerifte, kulun kalbinin Rahman'in iki parmağı arasında bulunduğu, Allah'ın o iki parmağıyla kulun kalbini istediği biçimde çevirdiği belirtilmiştir. İşte Allah'ın iki parmağı, melekle şeytanın etkisidir. Bunlar mecazi olarak Allah'ın iki parmağı şeklinde ifade edilmiştir. Evrenin iman için meleksel duygular yanında biraz da şeytandan gelen tutku, arzu, şehvet de gerekir. Bunlar dengeli, biraz da meleksel duygu ağırlıklı olursa insan güzel ahlak sahibi, mutlu ve huzurlu olur.

Bir açıklama
23 Nisan 2006 Pazar günü, miras taksimiyle ilgili yazımda, "Kızlar ikiden fazla ise malın üçte ikisini alırlar. Kalan, erkek çocuklar arasında paylaşılır" şeklinde bir cümle yer almıştır. Yanlış anlaşılabilecek bu cümlenin açığa kavuşturulması gerekir. Nisa Suresi'nin 11'inci ayetine göre kız-erkek karışık ise sayıları ne olursa olsun miras erkeğe iki, kıza bir şeklinde bölüştürülür. Mesela bir kişinin üç kızı, iki oğlu varsa erkek çocuklara ikişer, kızlara birer hisse verilir. Buna göre tereke 7 paya bölünür. İkişer pay erkek çocuklara, birer pay da kızlara düşer. Şayet erkek çocuk yok da tek kız varsa o kız malın yansını, iki veya üzeri kız varsa malın üçte ikisini alırlar. Kalan miras, ölenin erkek akrabasına düşer. Kuran'daki miras taksimi böyledir (Nisa Suresi: 11-12'nci ayetlere bakınız).

DİĞER YENİ YAZILAR