Soru: Sigaraya lisede başladım. Üniversite yıllarımda iyice ilerlettim. 22 sene çok azılı bir bağımlı olarak tiryakiliğim devam etti. Son zamanlarda bırakmayı çok istiyordum çünkü sağlığıma zarar vermeye başladığının farkındaydım. Sigarayı bırakmak için ne yöntemler bulmadım ki... Örneğin yanıma sigara almıyordum. Ancak bu yöntemim pek işe yaramadı. Zira dayanamayıp gece yarısı dışarı çıkıp açık büfe arıyordum. Kaç kere "lanet olsun" diye parçalayıp attığım sigaraları bir müddet sonra toplayıp içiyordum. Buna benzer o kadar yöntem uyguladım ama hiç başarılı olamadım. Kısacası nikotinin tam esiri ve oyuncağı olmuştum. İradem bu konuda son derecede zayıftı.
Bir gün sabah ezanıyla uyandım. Yatağımdan doğrularak oturdum. Ezanı okuyan müezzinin sesi o kadar güzel, ahenkli, hoş ve etkileyiciydi ki, avuçlarımı açıp, "Allahım ne olursun bana sigarayı bırakmak için güç ve kudret ver" diye dua etmeye başladım. Ezan süresi boyunca aynı duayı defalarca tekrarladım. Bu duayı yaparken bir yandan da gözümden yaş geliyordu. Ezandan sonra tekrar yattım. İki saat sonra işe gitmek için uyandım. Canım hiç sigara istemiyordu. Şaşırıp kaldım. Bu durumu, sigarayı bırakmak isteyen kişilere belki yararlı olabilir düşüncesiyle yazdım. Altı aydır, beş vakit namazımı kılmaya başladım. Bazı günler, güneş doğana kadar 6 ciltlik Kuran-ı Kerim Tefsiri kitabınızı okudum. Şimdi yeniden başladım. Sayın hocam size sorum şu: Kuran-ı Kerim'deki sureler, niçin iniş sırasına göre hazırlanmamış? (Erhan Merdioğlu)
Cevap: Okurum Erhan Merdioğlu, sigara tiryakilerine güzel mesajlar gönderiyor. Kendisine teşekkür ediyorum. Gelelim sorusuna. Surelerin sıralanışı kısmen Hz. Peygamber'in tertibine dayanırsa da büyük ölçüde Hz. Osman zamanında Kuran'ın yeniden derlenmesine bağlıdır. Bu derlemede surelerin büyüklük sırası ve konu bakımından birbiriyle ilişkileri nazara alınarak sıralama yapılmıştır. Bu da güzel olmuştur.
Bazı sureleri okuduğunuz zaman sanki birbirinin devamı gibi gelmektedir. Mesela İsra Suresi, "Çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, acze düşüp de yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a hamdolsun de ve O'nu gereği gibi tekbir et (saygı ve tekbirle an)" ayetiyle biterken ondan sonra gelen Kehf Suresi, "Allah'a hamdolsun ki, kuluna kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı" şeklinde başlamaktadır. Yani Allah'a hamd ile biten surenin ardından gelen sure yine Allah'a hamd ile başlamaktadır. Bundaki tenasüp açıktır.
Namaza davet sevaptır
Soru: Diyelim ki herhangi bir toplantıda bir grup sohbet ediyor. O sırada ezan okunuyor. Aralarından biri, "arkadaşlar ezan okunuyor, namaza gelen var mı?" diye sorarsa günaha girer mi? (B. F.)
Cevap: Birisinin diğerlerine, "arkadaşlar ezan okunuyor, namaza gelen var mı?" demesinde günah değil, tersine sevap vardır. Ezan namaza davettir. O kişinin nezaketle diğerlerini namaza davet etmesi, bir vecibeyi hatırlatmadır. Çünkü ezan okunduğu halde namaza gitmeyen veya kılmayan kimseler yanlış bir iş yapmaktadır. Onlara doğruyu, usulü dairesinde hatırlatmak, İslâm'ın iyiyi emir, kötülükten men prensibine girer. Ama bunu kırmadan, incitmeden yapmak gerekir.
Kuşkuyla abdest bozulmaz
Soru: 21 yaşındayım, iki ay önce namaza başladım. İlk iki hafta düzenli kılıyordum. Fakat daha sonra her namaza durduğumda sanki abdestimin gittiğini zannediyorum. Bazen on kere abdest aldığım oluyor. Durum böyle olunca namazı bırakmak istedim. Ama anneannem, "Bu bir vesvese, abdestin gitse bile sen namazını kıl" dedi. Kılmaya devam edeyim mi? (Kağan Yılmaz)
Cevap: Siz abdestinizi alıp namaza başlayın. Namaz esnasında, "abdestim bozuldu" diye içinize doğan düşüncelere kulak asmayın. Kuşkuyla abdest bozulmaz. Siz namazınızı kılın ve Allah ile iletişiminizi sürdürün.
Tam 22 yıl sonra sigarayı bırakan bir okurumdan tiryakilere mesaj
Okurum Erhan Merdioğlu, sigara tiryakilerine güzel mesajlar gönderiyor. Kendisine teşekkür ediyorum. Gelelim sorusuna. Surelerin sıralanışı kısmen Hz. Peygamber'in tertibine dayanırsa da büyük ölçüde Hz. Osman zamanında Kuran'ın yeniden derlenmesine bağlıdır
Haberin Devamı

