Takva sahipleri kuşkulu şeylerden uzak durmalıdır

Daha önce yanıtladığım benzeri bir sorunun cevabını yineliyorum: Dinimizde alkol kullanmak da satmak da haramdır. Ancak yaşanan şartlar, bazı Müslümanları istemeye istemeye bu yola itmektedir. Kur'ân'da alkollü içki içmek ve domuz eti yemek haram kılınmıştır

Haberin Devamı

Soru: Turizm alanında yatırım yapmayı düşünüyorum. Ancak gelenlerin alkol istemeleri beni rahatsız ediyor. Bu konunun dinimiz açısından sorumluluğu nedir? (Murat Gürçay)

Cevap: Daha önce yanıtladığım benzeri bir sorunun cevabını yineliyorum: Dinimizde alkol kullanmak da satmak da haramdır. Ancak yaşanan şartlar, bazı Müslümanları istemeye istemeye bu yola itmektedir. Kur'ân'da alkollü içki içmek ve domuz eti yemek haram kılınmıştır. Ama gayrimüslimlere domuz satmak veya domuz eti satmak caizdir. Çünkü yasaklanan, domuz etini yemektir, domuzu satmak değil.

Kaldı ki bugün artık kaçınılması mümkün olmayan şeyleri, ayrıntı rivayetlere dayanarak kaldırmak, bunlardan kaçınmak mümkün değildir.

Ülkemizde bu kadar süpermarket var. Bunların hemen hepsinde içki satılır. Binlerce kişi buralardan alışveriş yapar. Ünlü Hanefi fakihi Serahsu'nin belirttiğine göre, Kadı Şüreyh, zimmet ehli birinin (bir gayrimüslimin) şarap küpünü kıran kimsenin, şarabın bedelini ödemek zorunda olduğunu söylemiştir. Zira gayrimüslimlere göre şarap değerli bir maldır. Müslüman hükümdar, gayrimüslimlere can ve mal garantisi vermiştir. Bu durumda Müslüman'ın, telef ettiği gayrimüslime ait şarabın parasal olarak değerini ödemesi gerekir (el-Mebsut: 11/53).

Hz. Ömer, valilerine zimmilerin getirdiği şarabı nasıl vergilendirdiklerini sormuş. Onlar da bu şarapların öşrünü (1/10'ini vergi olarak) aldıklarını söylemişler. Hz. Ömer, "Öyle yapmayınız. Bırakınız onlar şarabı satsınlar, siz paranın onda birini alınız" demiştir. İslâm hukukçularına göre, şarap Müslüman için mal değil fakat gayrimüslim için maldır. Bu bakımdan Müslüman, gayrimüslime ait şarabı gasp etmiş olursa kıymetini ödemek zorundadır. "Bir Hıristiyan, Hıristiyan'dan şarap gasp edip telef ederse, telef ettiği şarabın mislini öder. Ama Müslüman, gayrimüslimin şarabını gasp edip de telef ettiği takdirde şarabın mislini değil, parasal kıymetini öder. Hıristiyanların, kendi aralarında şarap satmaları caizdir" (el-Mebsut: 11/102-104).

Ebu Yusuf şu fetvayı veriyor: "Zimmiler (gayrimüslim teba) arasında da ancak Müslümanlar için geçerli olan işlemler geçerlidir. Sadece domuz ve şarap ticareti bunun dışındadır. Onların, şarap ve domuz ticareti yapmalarını geçerli ve güzel buluyorum. Çünkü domuz ve şarap onlar hakkında değerli maldır. Nitekim Hz. Ömer'in, 'Bırakınız onlar şarabı satsınlar, siz paranın onda birini alınız' sözü de bu görüşümüzü destekler" (el-Mebsut: 13/137).

Bugünkü şartlarda, şarap ve domuz eti satan tacirlerin kazandıkları paranın haram olduğunu söylemek güçtür. Sorulan bu mesele, kuşkulu bir meseledir. Takva sahipleri, kuşkulu şeylerden uzak dururlar. En salim yol budur.

DİĞER YENİ YAZILAR