Sünnilik meshep mi?

Haberin Devamı

Sünniliğin bir mezhep olup olmadığını soran okurum Zülfiye Meral’e cevabımdır: Sünni; sünnete bağlı, sünnet yolunda giden Müslüman demektir. İslâm dininin iki kaynağı vardır: Kitap, Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamberimizin sözleri, ahlakı ve hareket tarzı. İşte bu da sünnettir. İslâm dini ve hukuku bu iki kaynağa dayalı olarak gelişmiştir. Sünnete bağlı, sünnet yolunda giden kimseye Sünni denmiştir. Sünnilik zamanla bir inanç mezhebi (ekolü) olmuştur. Dördüncü Halife Hz. Ali döneminde baş gösteren siyasi ayrılıklar, savaşlar sonucunda Ali yanında kalanlara Şii denmiştir. Şii, birinin yandaşı demektir. O zaman Şiilik tamamen siyasi bir akımdı. Zamanla bu akım da dini bir inanç ekolü olarak gelişmiştir. Aslında Şiiler de yine Peygamber’in sünnetine bağlıdırlar ancak onlar sünneti aktaranlar üzerinde başka bir yöntem uygularlar. Onlar sadece Hz. Ali ve taraftarları, Peygamber’in Ehl-i Beyti yanlıları tarafından gelen sünneti kabul ederler. Sünni ekol mensupları ise Peygamber’in sahabileri (arkadaşları) arasında bir ayırım yapmadan bütün sahabilerden aktarılan sünneti güvenilir bulurlar. Böyle ayrıntılarla uğraşmanın bir yararı yoktur. Siz Kur’ân’ı okuyun, emirlerini uygulayın, sizden istenen budur. Bu zaman, mezhep ayrılıklarıyla uğraşma zamanı değildir.

*****

Öze dönüş gelişiyor
SORU: Manevi değerlerimiz çöküş içinde. Bunun sonunda Müslümanların durumu ne olacak? Deccaliyette eriyip gidecek mi yoksa Allah, Müslümanları deccaliyet sürecine galip mi kılacak? (Mesut Yılmaz/İZMİR)

CEVAP: Evet, manevi değerler çöküş içinde. Bir yandan dinimizi yozlaştıran, rivayetlere boğan, içinden çıkılmaz hale getiren dar düşünceli, egoist, karalayıcı insanlar, diğer yandan dini değerleri tümden ortadan kaldırmaya çalışan deccali düşünceler ve dinsizlik akımı. Her iki yobaz da dine ve topluma zarar veriyor. Ama İslâm düşüncesinde bir canlanma var. Öze dönüş gelişiyor. İnsanlar Kur’ân’ın sade dinine dönerse herkes mutlu olur. Bu keşmekeşin, parlak bir geleceğin doğum sancısı olduğunu düşünüyorum. Bir ay önce Kızılcahamam’da Diyanet’in düzenlediği “Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı” ülkemizin dini düşünce açısından da İslâm âleminin lideri olacak düzeyde bulunduğu hususunda ümit vericiydi.

DİĞER YENİ YAZILAR