Sünneti evde kılmak en uygun olanıdır

Peygamberimiz, mescidinde toplu namaz kıldırırdı. Kendiliğinden kıldığı fazla namazları ise çoğunlukla evinde kılardı. İşte sünnetlerin arkada kılınması söylemi, Peygamberimizin bu uygulamasından çıkmış olsa gerek

Haberin Devamı

Soru: Camide ilk sünneti arka tarafta kıldıktan sonra en ön safta yerimi alarak farzı kıldım. Ardından bir adım öne geçerek sünneti kıldım. Yaşlı bir adam, bunun uygun olmadığını, sünnetin arkada kılınması gerektiğini söyledi. Bu doğru mu ve şart mı? Sandalyede namaz kılınır mı? (Kemal Öncel / Samsun)

Cevap: Peygamberimiz, mescidinde toplu namaz kıldırırdı. Kendiliğinden kıldığı fazla namazları ise çoğunlukla evinde kılardı. İşte sünnetlerin arkada kılınması söylemi, Peygamberimizin bu uygulamasından çıkmış olsa gerek. Farzın kılındığı yerden arkaya geçerek sünnet kılmak, sünnetin farz gibi olmadığını, farzın altında isteğe bağlı bir ibadet olduğunu göstermek içindir. En uygunu da sünneti evde kılmaktır. Ama şimdilerde bu çok güçtür.

Onun için farzlardan sonra namaz kılacak kimse, cemaati rahatsız etmeyecek, gelip geçenlere engel olmayacak biçimde bir kenara çekilip kılar. Caminin önünde veya arkasında olması önemli değildir. Sünnetin arkada kılınması gerektiğine dair bir delil yoktur. Farzın kılındığı yerde de kılınabilir. Ancak güzel olan, ayrı bir yerde kılmaktır.

Namaz normal olarak ayakta kılınır. Ama ayakta duramayacak olan bir özürlü, oturarak kılar. Omurgasından, belinden rahatsızlığı olup da oturmakta güçlük çekenler sandalye üzerinde namaz kılabilir. Sandalyede de oturamıyorsa ayakta, başını eğmek suretiyle rükû ve secde yaparak namaz kılar. Namazın temeli zikirdir. Bu da her halde olur. "Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar" (Al-i İmran: 191).

Vejetaryenlikle ilgisi yok
Soru: En'âm Suresi 119'uncu ayet vejetaryenlerden mi bahsediyor?

Cevap: "Üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyesiniz? Çaresiz yemek zorunda kaldıklarınız dışında, (Allah) size haram kıldığı şeyleri sizin için açıklamıştır. Doğrusu birçokları, bilmeden keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Muhakkak ki Rabbin, (evet) O, sınırı aşanları çok iyi bilir" (En'âm: 119). Bu ayetin vejetaryenlikle bir ilgisi yoktur. Tam tersine, "Allah'ın adı anılarak yani besmele çekilerek kesilmiş olan hayvanların etini yiyin, insanların kafasından çıkan birtakım düşüncelerle hayvan etleri konusunda sınırlamalar yapmayın" denmektedir. Ayetleri kontekstinden ayırmanız doğru olmaz. Ayetin bulunduğu kontekstte, İsrailoğullarının hayvan etleri konusunda koydukları kısıtlamaların doğru olmadığı, gerçekte Allah'ın bu etleri haram kılmadığı, sadece ölmüş hayvan etinin, akıtılmış kanın, domuz etinin ve Allah'tan başkasının adı anılarak boğazlanmış hayvan etinin haram olduğu, bunun dışındaki bütün hayvan etlerinin helâl olduğu belirtilmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR