Sünnet namazı kılmayan mümin günaha girmez

Sünnet namazlar, Peygamberimizin kendi kendine kıldığı nafile ibadetlerdir. Bunların kılınmasında sevap vardır, kılınmamasında günah yoktur. Sünneti kılmamakla günaha girmiş olmazsınız

Haberin Devamı

Soru: Zaman zaman aklıma takılan sorular oluyor. Bunlardan birini sizinle paylaşmak istedim. Namazlarımın farz ve sünnetlerini kılıyorum fakat yorgun olduğum zamanlarda yatsı namazımın farzını ve Salat-i Vitr namazını kılıyorum. Sadece farzların kılınmasının yeterli olduğunu biliyorum ancak sünnetleri kılmamamın herhangi bir sakıncası var mı? (Aykut Küçükuysal)

Cevap:Sünnet namazlar, Peygamberimizin kendi kendine kıldığı nafile ibadetlerdir. Bunların kılınmasında sevap vardır, kılınmamasında günah yoktur. Sünneti kılmamakla günaha girmiş olmazsınız. Sünneti kılmayanın, Hz. Peygamber'in şefaatinden mahrum kalacağı söylentisi vardır. Bu doğru değildir. Peygamber'i inkâr etmeyen, onun getirdiği dine uyan kimse onun şefaatinden mahrum kalmaz. Farzları kılmak da Peygamber'e inanmanın bir sonucu değil mi? Peygamber'e inanmayan onun tebliğ ettiği dinin ne farzını, ne sünnetini, ne de herhangi bir hükmünü yapar.

Hasılı sünneti kılmak daha iyidir. Yorgunluk gibi bir sebeple kılamayan günahkâr olmaz. Zaten Peygamberimiz sünnet namazlarını her zaman kılmazdı ki. Onun çoğu kez kılıp bazen terk ettiği sünnet namazlara müekked sünnet, çoğu kez kılmayıp bazen kıldığı sünnet namazlara da gayri müekked sünnet denilir. Görüldüğü üzere Peygamberimiz, kuvvetli sünnetleri de zaman zaman terk ederdi. Demek ki sünneti bazen kılmamak da sünnettir.

Kabe İslam'ın kıblesidir
Soru: İslam dininde inanç özgürlüğü vardır. Fakat geçmiş yıllarda Kabe'ye girilerek putların kırılıp yıkılması, o putlara inananların inançlarına bir nevi saygısızlık olmuyor mu?

Cevap: İslâm dinide inanç özgürlüğü vardır. Kimse inanç veya din değiştirmeye zorlanamaz. Ancak Kabe İslâm'ın kıblesidir. Müslümanlar oraya yönelerek namaz kılarlar. Şimdi orası putlarla doluyken Müslümanlar Kabe'ye mi yönelsinler? Kabe bir tevhîd yani Allah'ın birliği inancının sembolüdür. Eğer Kabe'nin içinde putların da kalmasına müsaade edilse o zaman İslâm ile şirk birbirine karışır.

Ayrıca Hz. Muhammed, tarihte en büyük devrimcidir. İnsanları taşa toprağa, elle yapılan heykellere putlara tapmaktan yüceltip Allah'a kul yapmaya çalışmıştır. Bütün peygamberlerin de çabası budur. Yine bir tevhîd önderi Hz. İbrahim Aleyhisselâm da putçu kralın putlarını kırmamış mıydı? Putçuluk insanı küçültür, buna müsaade edilmez. Ama insan herhangi bir Tanrı Elçisi'nin dinine uymakta serbesttir. Kur'ân, Kitap Ehline, Yahudi, Hıristiyan ve Sabiîlere özgürlük tanımıştır. Kudüs'ü, Mısır'ı fetheden Hz. Ömer oradaki Kitap Ehline din özgürlüğü tanıdığı gibi Sultan Fatih de İstanbul'daki Hıristiyanlara din özgürlüğü tanımıştır.

DİĞER YENİ YAZILAR