Su bulamadığınız takdirde toprağa teyemmüm edin

Ebu Hüreyre'nin, "Abdesti tam, suyu uzuvlara ulaştırarak alınız çünkü ben Ebul-Kasım'ın, 'Ateşe uğrayacak ökçelere yazık' dediğini işittim" dediğini Müslim ve Sünen sahipleri rivayet etmişlerdir (İbn Mâüce, Taharet: 55; İbn Hanbel, Müsned: 2/201)

Haberin Devamı

* Dünden devam
Ebu Hüreyre'nin, "Abdesti tam, suyu uzuvlara ulaştırarak alınız çünkü ben Ebul-Kasım'ın, 'Ateşe uğrayacak ökçelere yazık' dediğini işittim" dediğini Müslim ve Sünen sahipleri rivayet etmişlerdir (İbn Mâüce, Taharet: 55; İbn Hanbel, Müsned: 2/201). Hz. Ömer'in de şöyle dediği rivayet edilir: "Bir adam abdest aldı, bir ayağında tırnak kadar bir yeri (kuru kaldı). Peygamber onu gördü, şöyle dedi: 'Dön güzel abdest al.' Adam yeniden abdest aldı" (Müslim, Taharet: 30). Abdullah ibn Arnr'ın şöyle dediği rivayet edilir: "Çıktığımız bir seferde Allah'ın Elçisi bizden geri kaldı, ikindi namazı vakti bize yetişti. Biz ayaklarımıza meshettik, 'Ateşten ötürü ökçelere yazık' diye bağırdı" (Müslim, Taharet: 27).

"Kuran meshi indirdi"
Ayakların mesh edileceğini belirten hadislere gelince, Musa ibn Enes, Enes (r.a)'e şöyle dedi: Ey Ebu Hamza, Haccâc Ehvâz'da konuşma yapti, temizliği (abdesti) anlattı. "Yüzlerinizi, ellerinizi yıkayınız, başınızı mesh ediniz, ayaklar ise insanın en kirli uzuvlarıdır, ayaklarınızın altını, üstünü ve topuklarını yıkayınız" dedi. Sen Haccâc'in bu sözüne ne dersin?

Enes şöyle cevap verdi: Allah doğru söyledi, Haccâc yalan söyledi. Yüce Allah, 'başlarınızı ve ayaklarınızı mesh ediniz' buyurdu" (Câmiu'l-beyân: 6/72). Yine Hz. Enes'in, "Kuran-ı Kerim meshi indirdi, sünnet yıkamayı getirdi" dediği rivayet edilir. İkrime, İbn Abbâs'ın, "Abdest, iki yıkama ve iki meşhur" dediğini nakleder (Câmiu'l-beyân: 6/80-82).

Taberî'ye göre Kuran meshi emretmiştir. Ancak yüzün tamamı nasıl yıkanıyorsa ayakların tamamını da öyle mesh etmek gerekir. Yalnız bir kısmını mesh etmek yetmez (Câmiu'l-beyân: 6/83-84).

Sıcakta mest giyilmez
Muahhar (daha sonra gelen) fıkıhçılara göre Allah Resulü'nün abdestte ayaklarını mesh ettiğine dair hadisler, çorap veya mest üzerine mesh ettiği veya hafifçe yıkadığı anlamındadır. Fakat Medine gibi sıcak yerde çorap veya mest giymek adet olmadığından, bu yorum pek tutarlı değildir.
Rivayetlerde geçen huffeyn (iki mest), Allah Elçisi'nin, ayaklarına giydiği, ayakkabı niteliğindeki terliklerdir. Yoksa o sıcakta mest giyilmez. Allah'ın Elçisi'nin, Habeş kralı Necâşî'nin kendisine hediye olarak gönderdiği siyah, sade mestler üzerine mesh ettiği rivayet edilir (Ebû Dâvûd, Taharet: 60; Tirmizî, Libâs: 29; ...). Habeş kralının Hz. Peygamber'e gönderdiği hediye, bugünkü anlamıyla ayakkabı olabilir. Çünkü bir Hristiyan olan Habeş kralı, abdestte üstüne el sürülecek bir abdest aracı anlamındaki mesti bilmez. O, eğer göndermişse abdest mesti değil, ulu kişilere yakışır bir ayakkabı göndermiştir.

Organ yıkanmalıdır
Mâide Suresi 6'ncı ayetin devamında "Eğer hasta yahut yolculukta iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut da kadınlara dokunmuşsanız (onlarla ilişkide bulunmuşsanız, bu durumlarda) su bulamadığınız takdirde temiz toprağa teyemmüm edin (toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün" cümlesiyle su bulunmadığı takdirde temiz toprakla yüzün ve ellerin (kolların) mesh edilmesi emredilmiştir.

Yani abdestte yıkanması gereken uzuvların teyemmümde mesh edilmesi emredilmiş fakat abdestte mesh edilecek uzuvlar, meshten düşürülmüştür. Bu da Şabî'nin dediği gibi ayakların yıkama değil, mesh organı olduğunu kanıtlar. Mesh edilecek organın hâiline de (üstünde bulunan giysi ve sargıya) mesh edilir ama yıkama uzvunun hâiline mesh edilemez, hâil (giysi) çözülüp organın yıkanması gerekir. Bundan dolayı başa sarılan sarık, ayağa giyilen çorap veya mest üzerine mesh edilebilir. Ama yıkama organları üzerinde elbise varsa onlara mesh edilmez, onların sıvazlanıp organın yıkanması gerekir.

Yarın: İbadet, ruhu temizler.

DİĞER YENİ YAZILAR