Sığınılacak tek varlık Allah'tır

Cinlerle ilgili dünkü yazımda belirtiğim ayetten anlaşıldığına göre Peygamber (s.a.v.), Kur'ân dinleyen cinleri görmemiş fakat onların Kur'ân dinledikleri, kendisine vahiyle bildirilmiştir

Haberin Devamı

Cinlerle ilgili dünkü yazımda belirtiğim ayetten anlaşıldığına göre Peygamber (s.a.v.), Kur'ân dinleyen cinleri görmemiş fakat onların Kur'ân dinledikleri, kendisine vahiyle bildirilmiştir. Çünkü görseydi, onların Kur'ân dinlemeleri, vahye dayandırılmazdı. Ahkaf Suresi'nde, İbn Abbâs'tan rivayet edilen bir haberde de Peygamber (s.a.v.)'in cinlere özel bir surette Kur'ân okumadığı ve onları görmediği ancak cinlerin sözlerinin kendisine vahyedildiği anlatılmaktadır. Abdullah ibn Mes'ûd ise Peygamber(s.a.v.)'in özel olarak cinlere Kur'ân okumak üzere gittiğini, onlara Kur'ân okuyup onları gördüğünü rivayet etmiştir.

Cinlerin mahiyetini Allah bilir. Fakat onlar erkek ve kadın biçimine girip görünebilirler. Ayette o görüntüleri kastedilmiş olabilir. Bazı bilginlere göre cinler, bedenlerden ayrılmış olan insan ruhlarıdır.

Eğer bu ihtimal doğru ise o zaman insan ruhlarının erkek ve kadınları vardır. Ayrıca ayette cinlerin erkek veya dişisi olduğu anlatılmıyor, Arapların böyle inandıkları ve yaptıkları anlatılıyor.

Arapların, cinlerin erkeklerine sığınıp onlardan himaye beklemeleri kınanıyor. Çünkü sığınılacak tek varlık, tek koruyucu yüce Allah'tır. İmam Fahreddîn Râzî, bu konuda şöyle diyor: "Cinlerin varlığını kabul etmeyen filozoflar varsa da din erbabı, peygamberleri doğrulayanlar, cinin varlığını söylemişlerdir.

Sayılarını Allah bilir
Eski filozoflardan büyük bir cemaat ve ruhaniyyet ashabı, cinin varlığını kabul ederler ve bunlara süflî ruhlar adını verirler. Onlara göre süflî ruhlar, çağırınca daha süratle gelirler ama zayıftırlar. Felekî ruhlar ise çağrıya daha ağır gelirler ama daha güçlüdürler.

Cini kabul edenler de iki kısma ayrılır. Birincilere göre cinler bağımsız cevherlerdir. Kimi hayırlı kimi şerli, kimi kerîm, kimi hür, iyiliksever, kimi alçak, bayağı, kötülükseverdir.

Bunların çeşitlerinin, vasıflarının sayısını yalnız Allah bilir. Soyut varlıklar olmaları, haberleri bilmelerine, işleri yapmalarına engel değildir. Bu ruhlar işitir, görür, haberleri bilir, özel işler yaparlar.

Bazı kimseler de cinin, insan bedenlerinden ayrılmış olan ruhlar olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre ruhlar bedenlerden ayrılınca ruhsal âlemdeki ruhsal sırların açılmasıyla güçleri ve olgunlukları artar. Ruhun, ayrıldığı bedene benzer bir beden hasıl olunca, aradaki benzerlik dolayısıyla o ruhla o beden arasında bir çeşit ilişki kurulur ve bedenden ayrılmış olan ruh, kendi bedenine benzeyen o bedene, işlerinde ve düşüncelerinde yardımcı olur.

Böyle bir ittifak (uyumluluk), hayırlı canlar arasında olursa o yardımcıya melek denir, onun yaptığı yardım da ilham adını alır. Bu uyumluluk kötü ruhlar arasında olursa o yardımcıya şeytan, yaptığı yardıma da vesvese denir."

DİĞER YENİ YAZILAR