'Şeytan aranıza girip öfke sokar'

Müslim'de, dünkü yazımda bahsettiğim hadisin sonu, "insanı sarhoş edip namazdan alıkoyacak her içki haramdır" şeklindedir

Haberin Devamı

Müslim'de, dünkü yazımda bahsettiğim hadisin sonu, "insanı sarhoş edip namazdan alıkoyacak her içki haramdır" şeklindedir. Iraklılara göre Allah, hamrı yasaklamasındaki hikmeti şöyle açıklamıştır: "Şeytan, şarap ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve öfke sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan menetmek istiyor." Bu ifade, alkollü içkilerden sadece sarhoşluk veren miktarın haram olmasını gerektirir. Çünkü ancak o ölçüde içilince haram kılınma illeti ortaya çıkar.

Fakat hamrın, azının da çoğunun da haram olduğu hususunda icmâ vardır. Bu bakımdan üzümden elde edilen sarhoş edici içkilerin azı da çoğu da kesinlikle haramdır. Bunun haram olduğunu inkâr eden kâfir olur. Fakat öbür içkilerin bizzat kendilerinin haram ve necis olduğu hususunda kesinlik yoktur. Bunların ancak sarhoş eden miktarı haramdır. Iraklılar, Hicazlıların delil göterdikleri hadislerin bir kısmını zayıf bulmuşlar, bir kısım hadislerde de nebîze, mecazen hamr dendiğini ileri sürmüşlerdir.

Sonuç: İki tarafın da ileri sürdüğü bazı hadislerden, sonraki cağların düşünce kokusu gelmektedir. Bunların, o düşüncelerin mahsulü olması da muhtemeldir. Mesela, "Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır" hadisi, ikinci ve üçüncü asırların fıkıh kuralına benzemektedir. Nitekim bu hadisi Tırmizî de garip bulmuştur.

Arada bir fark var
Ancak bu meselede Hicazlıların delilleri daha ağır basmaktadır. Çünkü Allah, sarhoşluk verdiğinden dolayı içkiyi yasaklamıştır. Bu, çeşitli ayetlerden anlaşılmaktadır. Sonra sahabe, hamrın yasaklandığını duyar duymaz diğer maddelerden yapılan sarhoş edici içkilerin de yasaklandığına kani olmuşlar ve mevcut bütün içkilerini dökmüşlerdir.

Enes ibn Mâlik şöyle diyor: "Hamr haram edildiği zaman ben, Ebû Talha'nın evindeki bir topluluğa hamr sunuyordum. Çünkü ben onların en küçüğüydüm. O gün onların içtikleri hamr, büsr ve temr (karışımı) idi. Birinin, 'Şarap haram kılındı' diye bağırdığını duyduk. Medine sokaklarında (şarap) aktı. Ebû Talha bana, 'Dışarı çık da bunu dök' dedi. Çıkıp döktüm."

Burada döküldüğü ifade edilen içki, temr ve büsr karışımı nebîzdir. Bunda alkol derecesi fazladır. Üzümden yapılan içkiler aynen necistir. Öbür maddelerden yapılan alkollü içkileri içmek de haramdır. Fakat haram olan, bunları içmektir. Bu haramlık, sarhoş etme illetinde bunların, hamr ile ortak olmasından ileri gelir. İkisi de sarhoş eder. Arada bir fark vardır. Üzümden yapılan içkilerin aynen kendileri necis sayılmıştır.

Yalnız içmek değil, kendileri de haramdır. Elbiseye dökülse elbise pis olur, yıkanması gerekir. Öbür maddelerden yapılan içkilerin içilmesi haram ise de bunların necis olduğu iddia edilemez. İspirto, bira, özellikle artık bir ikram maddesi haline gelen kolonyanın elbiseye dökülmesi veya bedene sürülmesi namaza mani değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR