* Dünden devam
Allah inancına ve kardeşliğe dayalı sosyal yardımlaşma ve eşitlik, İslâm’ın ruhuna, amansız maddeci kapitalizmden daha yakındır. Nitekim Peygamberimiz, Nadiroğulları toprağını fethettiği zaman göçmen kardeşlerine mallarıyla, imkanlarıyla yardım etmiş olan Medine yerlilerine dedi ki:
- Siz, göçmen kardeşlerinize her türlü yardımı yaptınız. Mallarınızı, tarlalarınızı onlarla paylaştırdınız. Şimdi Allah bize bu toprakları nasip etti. İsterseniz bu toprakları, sizin topraklarınızla birleştirelim ve hepsini eşit biçimde aranızda paylaştırayım. İsterseniz onlar sizin topraklarınızı geri versinler. Bu toprakları sadece göçmen kardeşlerinize dağıtayım.
Onlar büyük bir özveri gösterdiler:
- Ey Allah’ın Elçisi, biz onlara verdiğimiz topraklarımızı istemiyoruz. Bu toprakları da yalnız onlara dağıt, biz bir şey talep etmiyoruz.
Allah Eçisi buyurdu ki:
- Yemen’de Eş’ariler adıyla bir kabile vardır. Bunlar cemaat halinde yolculuk yaparken yemek molasında herkes çıkınında ne varsa getirir, sofrayı birleştirirler. Ne varsa herkese eşit biçimde dağıtırlar. İşte Yüce Allah’ın en çok sevdiği insanlar onlardır.
Kur’ân, müminleri, “kendi ihtiyaçları olsa dahi kardeşlerini kendi canlarına yeğlerler” şeklinde tanımlar. İslâm mutasavvıfı Sülemi, doğduğu zaman babası, elinde ne malı varsa hepsini yoksullara dağıtmış, kendisine “Senin bir oğlun oldu, ona hiçbir şey bırakmadın” diyenlere, “Eğer çocuk iyilerden olursa Allah iyileri kollar. Kötülerden olursa ben eline fesat aleti vermemiş olurum” demiştir.
Bedrettin’deki sosyal anlayış işte bu manevi temele dayanır. Yoksa onu materyalist bir sosyalist olarak değerlendirmek gerçeğe uygun olmaz, onun ruhunu da incitir. Ben onun zikir, fikirle aç durarak ve çok ibadet yaparak manevi makamlar aştığı kanısındayım. Ancak çevresinde çok kimsenin toplanması, zamanın iktidar adamlarını ürkütmüştür. Çünkü yaşadığı dönem, Osmanlı’nın sancılı dönemiydi. Onu saf dışı etmek için bahane gerekliydi. Herhalde o da tıpkı Hallac-ı Mansur gibi cezbe esnasında görünürde dine aykırı düşen sözler söylemiş, bu sözleri kendisini çekemeyen kimseler tarafından abartılarak padişaha götürülmüş ve idamına sebep olmuştur.
Şeyh Bedrettin İslâm ruhuyla beslenmiştir
Haberin Devamı

