"Sen olsaydın ne yapardın?"

Acaba insanlar kendi hatalarını neden ezelî yaratılışa mal ediyorlar? Neden kendilerinin meydana getirdiği haksızlıkları Allah'a nispet ediyorlar?

Haberin Devamı

Acaba insanlar kendi hatalarını neden ezelî yaratılışa mal ediyorlar? Neden kendilerinin meydana getirdiği haksızlıkları Allah'a nispet ediyorlar? Allah, evrende hakim olan denge kanunlarını bozmaya çalışan, Allah'ın adaletini çarpıtan insanlan dengeye getirmek üzere peygamberler göndermiş, kurallar koymuştur. Bu noktaya gelmişken bir fıkrayı hatırlatmak istiyorum.

Bir şeyhin üç müridi (öğrencisi) varmış. Ömrü sona ermek üzere olan hoca, üç çömezine, "Bana Hak emri vaki olmak üzere. Ben şimdi sizi sınayıp en layık olana emaneti vereceğim, onu benim yerime geçireceğim" demiş ve en yaşlı müridine sormuş:

- Sen Allah olsaydın, ne yapardın?

- Estağfurullah.

- Canım oğlum, sen düşünceni söyle. Elbette Allah, Allahlığını sana vermez.

- Mevsimleri eşitlerdim. Dünyayı şöyle düzenlerdim, böyle düzenlerdim...

Aynı soruyu ortanca müridine sormuş. O da kafasındaki en ideal düzeni söylemiş. Sıra küçük müride gelmiş.

- Allah ne yapmışsa ben de onu yapardım.

Ve Şeyh kararını bildirir: "İşte yerime geçecek olan budur. Sen ey büyük müritle ortanca mürit. Demek siz Allah'ın yaptığında kusur, eksik buluyorsunuz ki, kendinize göre âleme yeni bir düzen veriyorsunuz. Bu kısır aklınızla âlemi daha güzel düzene kavuşturuyorsunuz ha?"

Allah'ın yarattığında hiçbir kusur yoktur. O, herşeyi en güzel biçimde yaratmıştır. Nitekim yüce Allah, Kaf Suresi'nde bu gerçeği vurgulamıştır: "3- O, yedi göğü, birbiri üzerinde tabaka, tabaka yarattı, Rahman'ın yaratmasında bir aykırılık, uygunsuzluk görmezsin. Gözü(nü) döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun? 4- Sonra gözü(nü) iki kez daha döndür (bak). Göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) umudu keserek hor ve bitkin bir halde sana döner." (Kaf: 3-4)

Ayetlerde göz, kainatın yaratılışında kusur bulabilmek için döne döne baksa, ne kadar araştırsa bir kusur bulamayacağı vurgulanmaktadır. Bu ayetlerde estetiğin önemine de dikkat çekilmiştir. Çünkü estetik, bir şeyi kaba saba değil, ince, zarif, sanatlı biçimde yapmak demektir ki buna ibdâ da denilir. Allah evrenin yalnız yaratıcısı değil, bedî'i veya mübdî'i (en güzel kusursuz biçimde yaratıcısı)dır. Onun yarattığı şeylerde kusur yoktur. Kusur görünenler de kusur değil, yerli yerincedir. Her şeyin, her yaprağın, her organın bir görevi vardır, fonksiyonsuz, abes bir şey yoktur. Allah abes (boş, anlamsız) bir şey yapmamıştır ve yapmaz. Her şeye, her yaratığına kendi kemalinden bir parça yansıtmış ve yansıtmaktadır. Bundan dolayı düşünen akıl, sağduyu O'nun yaratmasında kusur bulamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR