Zümer Suresi'nin son kısmındaki 71-72 ve 73-74'üncü ayetlerin tefsirini dünkü yazımda vermiştim. Ayetin sonunda da böbürlenenlerin sonunun ne kötü olduğu vurgulanıyor. Bu son söz, ya cehennem muhafızlarının sözünün devamıdır yahut bağımsız bir hükümdür. Yüce Allah, cehennemdekilerin yerinin kötülüğünü bu sözüyle vurgulamaktadır. Şimdi cehennemdekiler azap içinde kıvranırken bize, tam karşıt sahne sunulmaktadır:
73-74: Şirkten, günahlardan korunanlar da bölük bölük cennete götürülürler. Onlar cennete varmadan, ikram için cennetin kapılan açılır ve girişlerine hazırlanır ki Rabbin konuklan geldikleri zaman kapının açılmasını beklemesinler. Onlar cennete girince cennetin muhafızları onları şöyle selamlarlar: "Selam size, hoşgeldiniz, her türlü kötü şeylerden temizsiniz. Dünyada tertemiz hareket ettiniz, güzel davrandınız. Ebedi kalmak üzere cennete giriniz."
Bu ikram ve güzel sözlerle karşılaşan Rabbin konukları, sözünde durup kendilerini istedikleri yerde oturacakları cennet yurduna sokan Allah'a hamdederler. Sahnenin sonunda da, "Çalışanların ücreti ne güzeldir" buyuruluyor. Cehennemliklerin durumunu tasvir eden ayetlerin sonundaki, "Böbürlenenlerin yeri ne kötüdür" sözüne karşılık cennetliklerin yerleri tasvir edildikten sonra, "Çalışanların ücreti ne güzeldir" denilmektedir.
Diğer sorunuza gelelim. Rus bilim adamları gerçekten yerin 14 kilometre derinliğine inip sesler kaydetmişler mi? Bilemem. Kaydettikleri sesler insan çığlıklarına benzeyebilir. Ama müzik aletlerinden çıkan sesler de insan sesine benzeyebilir. Öyle ise yerin o kadar derinliğinde bilmem hangi dehlizlerden gelen akımların, insan çığlıklarına benzemesi de mümkündür.
Yerin altının cehennem olduğunu kim söylemiş? Kaldı ki ölenlerden suçlu olanlar cehennem gibi bir hayat yaşamış olsalar da gerçek fiziksel cehennem, kıyametten sonra olacaktır. Hadislerden bu anlaşılıyor. Böyle insanları kandırmak için cehennem sendromları üretmenin dine yararı yoktur. Düne kadar Allahsız diye damgaladığımız kişilerin fiziksel çalışmalarını, güya dindar insanlarımız ahirete kanıt mı yapacaklar? Bu araştırmaları yapanların böyle bir iddiaları var mı? Sanmam. Böyle hayali şeylerin dinde bir değeri yoktur. Bilim adamlarının ulaştıktan bir takım fiziksel sonuçlara hemen mal bulmuş Mağribi gibi sarılanlar, durumdan yararlanmak isteyen bazı çıkarcı din yorumcularıdır.
Son sorunuza cevabım ise şöyledir. Kabirde çekilen azap ruhsaldır. Bu, suçlu ruhun çekeceği sıkıntı, ıstıraptır. Asıl fiziksel azap kıyametten sonra olacaktır. Kabir azabı çekmekle kıyamet azabının kalkacağına dair bir kanıt yoktur. Tam tersine kanıt şudur: "Sabah akşam Firavun ailesi ateş azabına sunulurlar. Kıyamet gününde 'Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun' (denilir)" (Mü'min: 46 - Yureddûne ilâ eşeddilazab ayeti)
"Selam size hosgeldiniz"
Zümer Suresi'nin son kısmındaki 71-72 ve 73-74'üncü ayetlerin tefsirini dünkü yazımda vermiştim. Ayetin sonunda da böbürlenenlerin sonunun ne kötü olduğu vurgulanıyor
Haberin Devamı

