Şefaat sadece yüce Allah'ındır

"Sen olmasaydın, bu felekleri (yani evreni) yaratmazdım" şeklindeki rivayet uydurmadır. Öyle bir hadis yoktur. Allah, evreni kimsenin hatırı için değil, kendi isim ve sıfatlarını etkinleştirmek için yaratmıştır

Haberin Devamı

Soru: "Resulüm sen olmasaydın, ben evreni yaratmazdım." Kur'ân-ı Kerîm'de böyle bir ifade yer alıyor mu? İnsanlara Allah'tan başka şefaatçi var mı?(Celal Özkan)

Cevap: "Sen olmasaydın, bu felekleri (yani evreni) yaratmazdım" şeklindeki rivayet uydurmadır. Öyle bir hadis yoktur. Allah, evreni kimsenin hatırı için değil, kendi isim ve sıfatlarını etkinleştirmek için yaratmıştır. Işınsız güneş olmayacağı gibi yaratıksız Allah da düşünülemez. Şefaat sadece Allah'ındır. Şefaat hakkında anlatılanlar Kur'ân'a aykırıdır. Şef': Teki çift yapmak, şüf'a: Ortağın malını kendi malına eklemek, şefi', şüf'a (ortaklık) hakkı bulunan ve şefaat edebilen demektir.

Kur'ân-ı Kerîm'de tek anlamındaki vetrin karşıtı olarak kullanılan şefaat, yardımsız olan kişiye destek olup onu yalnızlıktan kurtarmak, çift yapmak anlamına geldiği gibi birinin huzurunda iltimas, aracılık yaparak ona mevki, menfaat sağlamak veya onu cezadan kurtarmak anlamına da gelir. İşte ahiretteki şefaat da birinin kurtuluşu, derecesinin yükselmesi için Allah katında ona yardımcı olmak, iltimas ve aracılık yapmak şeklinde açıklanmıştır.

Sadece Allah'a tapınız
Müşrikler (Allah'a ortak koşanlar), Allah'ın kızları sandıkları ve taş heykellerle sembolleştirdikleri meleklerin, Allah ile kendileri arasında şefaatçi olacaklarına inandıktan gibi Yahudi ve Hristiyanlar da peygamberlerinin ve din adamlarının, Allah katında kendilerine şefaat edeceklerine inanıyorlardı. Kur'ân, onların bu inancını reddetmektedir. Allah'a kulluk için aracılara gerek olmadığını, O'nun izni olmadan kimsenin şefaat edemeyeceğini ve Allah'ın kullan olan meleklerin de O'nun izni olmadan kimseye bir yarar veya zarar veremeyeceklerini, onun için sadece Allah'a tapmak gerektiğini tekrar tekrar vurgulamaktadır ki bu, tevhidin esasıdır.

Ve hangi ad altında olursa olsun, Allah ile kul arasına aracı sokmak, Allah'tan başkasının insanı azaptan kurtaracağına inanmak, ad değiştirmiş şirkten başka bir şey değildir. Tevhide aykırıdır, merdûddur. Kur'ân, şefaati tamamen reddetmiyor. Necrn 26. ayetin içeriğinden, meleklerin veya Allah katında makbul kişilerin şefaat edebilecekleri anlaşıldığı gibi diğer surelerdeki çeşitli ayetlerden de bu anlaşılmaktadır.

Ancak Allah öyle yüce, ulu padişahtır ki, O'nun huzurunda, kendisi izin vermedikçe, şefaat etmeye kalkışamaz. Allah kime şefaat etme izni verirse ancak o şefaat edebilir. O halde meleklerin şefaatine erebilmek için meleklere değil, Allah'a tapmak gerekir. Meleklere tapmak, onların şefaat etmelerine değil, tersine etmemelerine neden olur. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR