Sahtekârlara dikkat edin!

Haberin Devamı

SORU: Oğlum evlenmeye yanaşmıyor. Bu konudaki önerilerimize de sıcak bakmadı. Eşim, bir hocaya gitmiş. Hoca, “Oğlunuza büyü yapılmış, kısmeti bağlanmış. Yapan da ölmüş. Ben bunu çözemem. Çözeni bulun ve çözdürün” mealinde bir şeyler söylemiş. Bu konu iyice kafamı karıştırdı. İslâm’da büyünün yeri var mı? (M. S.)

CEVAP: “İslâm’da büyü var mı” sorusu yerine “İslâm’da büyünün hükmü nedir” şeklinde sormak gerekir. Çünkü İslâm’da büyü yapmak haramdır. Yani İslâm’da büyü yapma diye bir şey yoktur. Ama Kur’ân büyüden söz eder ve büyü yapmanın küfre eş bir günah olduğunu vurgularken büyücülerin iflah olmayacaklarını, bir şey başaramayacaklarını da vurgular.

Evet büyü vardır ama haramdır. Eşinizin gittiği kişi yalancının biri. Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Oğlunuza büyü yapıldığını nereden biliyor? Peygamber’in bile bilmediği gaybı o nasıl biliyor? Madem biliyor, kimin yaptığını da biliyor, çaresini de biliyor. Tabii çaresi belli. Bu tür oyunlarla para kapmak. Öyle ustalıklı, gizemli şeylerle.

Kapılmayın o sahtekârlara. Hep yalancıdır. Büyücü de oğlunuzun kaderini değiştiremez. Allah’ın kaderini kimse değiştiremez. Bu şirktir. Eğer büyücü kaderi değiştirebiliyorsa o zaman ikinci tanrı olur. Hâşâ, böyle bir şeye inanmak, Allah korusun insanı dinden çıkarır. Sabredin, zamanı gelince oğlunuz evlenir. Evlenmeyen sadece sizin oğlunuz değil. Binlerce kişi var ki aile hayatına ilgi duymuyor. Kim bilir belki psikolojik bir sorunu olabilir. Allah ona hayırlı bir kısmet nasip etsin.

*****

Okurumun yanılgısı
AYŞE Erbay isimli bir okurum Kur’ân’da namaz vakitleriyle ilgili yazım üzerine diyor ki: “Bu görüşü bir hoca yıllar öce söyledi diye dünyanın hakaretine uğramıştı. Madem bu böyleydi o zaman da söyleseydiniz ya.” Oysa o hoca dediği zat aslında benim kitabımdan almıştı o görüşü. Ama bu okurum 1988’de yayınlanmış olan “Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri” ni okumadığı için böyle yüzeysel, gerçek dışı bir sitemde bulunuyor. Okurum zahmet olmazsa o eserimin dördüncü cildinde Hud Suresi 114’üncü ayetin tefsirine baksın. O zaman belki gerçeği anlar.

DİĞER YENİ YAZILAR