Sadece Kur'an'a sarılın, bölünüp ayrılmayın

"Hiçbir kötülüğü olmasa dahi kişinin, Müslüman kardeşine hakaret etmesi kendisine yeter. Her Müslümanın diğerine kanı, malı ve namusu haramdır" (Müslim, Birr: 32; Ebû Dâvûd, Edeb bâbu men redde muslimen), "Müslümanın, Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs tutması helal değildir

Haberin Devamı

"Hiçbir kötülüğü olmasa dahi kişinin, Müslüman kardeşine hakaret etmesi kendisine yeter. Her Müslümanın diğerine kanı, malı ve namusu haramdır" (Müslim, Birr: 32; Ebû Dâvûd, Edeb bâbu men redde muslimen), "Müslümanın, Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs tutması helal değildir. Öyle ki, birbirleriyle karşılaşırlar, biri bu tarafa, öbürü öbür tarafa bakıp geçer (birbirlerine selam verip konuşmazlar). Onlann en hayırlısı, ilk selam verendir" (Buharı, Edeb: 57, 62, İsti'zân: 9; Müslim, Birr: 25; Tirmizî, Birr: 21).

Allah kalplerinizi uzlaştırdı
"Topluca Allah'ın ipine yapışın, ayrılmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allah) kalplerinizi uzlaştırdı, O'nun nimetiyle kardeşler haline geldiniz. Siz bir ateş çukurunun kenarında bulunuyordunuz, Allah sizi ondan kurtardı. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki yola gelesiniz" (Âl-i İmrân: 94/103). Ayet, müminlere Allah'ın ipi olan Kur'an'a sarılmalarını, bölünüp ayrılmamalarını emrediyor. Ve daha önce, düşmanlığın körüklediği ateş çukurunun içine düşmek üzere olduklarını ancak Kur'an'a sarılmaları sonucu bu düşmanlık durumundan kurtarıldıklarını anımsatıp bir daha öyle bir duruma dönmemelerini öğütlüyor.

Nefret ve düşmanlık ateşi
Gerçekten Allah'ın ipi olan Kur'an'a sarılanlar birleşirler. Daha önce birbirine düşman olan Medine toplumu, nefret ve düşmanlık ateşiyle dolu bir çukurun kenarında bulunuyordu. Neredeyse düşmanlık ateşi içine düşüp mahvolacaklardı. Allah, hidayetini lütfedip onları helakten kurtardı. Şimdi hidayete gelip kardeşlik içine girdikten sonra tekrar eski düşmanlık durumlarına dönmek yakışır mı? İnsanlar arasında düşünce ayrılıklarının olması doğaldır. Bu, Allah'ın yasası gereğidir.

Düşünce ayrılığı normaldir
"Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı. Ama ihtilâf edip durmaktadırlar" (Hûd: 52/118). Allah insanları zeka, düşünce ve yetenek bakımından farklı yarattığına göre onlar arasında düşünce ayrılıklarının olması da doğaldır. Fakat bu ayrılıkların, düşünce düzeyinde kalması, büyüyüp düşmanlığa dönüşmemesi gerekir. Çünkü düşünce farkı, bir ölçüde insanları rekabete, ilerlemeye sevk ederken bunun büyüyüp düşmanlığa dönüşmesi yıkıcı olmaktadır. (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR