Sabır, zorluklara dayanmak, tutmak demektir

Soru: Sayın hocam, VATAN gazetesindeki yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Verdiğiniz bilgiler ışığında, dinimizi doğrularıyla öğreniyoruz

Haberin Devamı

Soru: Sayın hocam, VATAN gazetesindeki yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Verdiğiniz bilgiler ışığında, dinimizi doğrularıyla öğreniyoruz. Ne yazık ki bizler hurafelerle büyümüşüz. Sizinle yüz yüze konuşup aklımdaki tüm soruları yöneltmeyi çok isterdim. Ne yazık ki ancak bir kaçını sorabiliyorum. 1- Ağır hastalığa yakalananlar çok acı çekiyor. Bize söylenen, "yaptıklarını çekiyor" veya "bu dünyada çekiyor, öbür dünyada çekmeyecek" şeklinde. Ancak çok küçük yaşlardaki çocuklar da amansız bir hastalığa yakalanabiliyor.

2- Hayatı boyunca içki ve sigara içmiş bir insanın öldüğü günün Ramazan veya üç aylar olması bir mana ifade ediyor mu?

3- Büyü var mı? İnsanlar gerçekten büyü yapabilirler mi? Yapabilirlerse o büyü nasıl yok olur?
(Nur Öz / Trabzon)

"Biz O'na döneceğiz"
Cevap: Çekilen acılar, çekenler için ya bu dünyada bir günahlarının affına veya ahirette derece kazanmalarına vesile olur. İnsanın ayağının taşa değmesi bile bir günahının kefaretidir. "Andolsun, sizi korku, açlık, mallar(ınız)dan canlar(ınız)dan ve ürünler(iniz)den eksiltmek gibi şeylerle deneriz, sabredenleri müjdele. Ki onlara bir belâ eriştiği zaman, 'Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz' derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır ve doğru yolu bulanlar da onlardır" (Bakara: 155-157) ayetlerinde insanın çeşitli olaylarla denendiği, sabredenlerin Allah katında ödüllendirilecekleri bildirilmektedir.

Peygamberimiz, "Müminin başına gelen her acı, yorgunluk, hastalık, üzüntü, tasa, günahlarından bir kısmının bağışlanmasına neden olur" buyurmuştur.

"Allah iyisini verir"
Müslimin rivayetine göre Peygamber (s.a.v.), "Başına bir felâket gelen mümin, Allah'ın buyurduğu üzere, 'Biz Allah içiniz ve O'na döneceğiz, Allahım bu musibetime hayırlı bir karşılık ver, kaybettiğimin yerine daha iyisini ihsan buyur' diyen Müslüman'a Allah, onun kaybettiğinden daha iyisini verir" buyurmuştur.

Sabır, zorluklara dayanmak, nefsi tutmak demektir. En makbulü de ilk sadme anındaki sabırdır. Müslimin çıkardığı bir hadise göre nefse güç gelen fakat sevabı çok olan sabır, musibet ateşinin hücum ettiği zamanda yapılan sabırdır. Zira bu, kalbin gücüne ve sabır makamında sebatına delâlet eder. Ama musibetin ateşi soğuduktan, ilk şoku geçtikten sonra herkes sabreder. Bundan dolayı her akıllı, üç gün sonra ahmağın yapacağı işi, ilk andan itibaren yapmalıdır.

■ Bu okuyucumun sorularını cevaplamaya yarın da devam edeceğim

DİĞER YENİ YAZILAR