Soru: İki ay önce 17 yaşındaki kardeşimin cesedini bulduk, vurulmuştu. Onun aramızdan ayrılması böyle olmamalıydı. Hep bunu muhakeme ediyorum. Arkadaşlarım bir psikologa gitmem gerektiğini söylüyorlar ama ben doğru cevabın sizde olduğunu biliyorum. Kardeşim için neler yapabilirim? (Ülkü Maviş)
Cevap: Hayat baştan başa sınavdır. Yüce Allah, "Biz onları (ibret alıp hak yola) dönmeleri için iyiliklerle ve sıkıntılarla denetiz" (A'râf: 168) buyurmuştur. Kardeşinizin o şekilde öldürülmüş olması sizin zorunuza gider ama onun hakkında öyle olması hayırlıdır ki, takdir öyle tecelli etmiş. Çünkü o şekilde ölmekle kardeşiniz, şehitlik makamına erişmiştir. Diyeceksiniz ki, o zaten çocuktu. Çocuk da olsa derecesi yükselir öylelikle. Sabırdan başka çare yoktur. Sabır insanı selamete götürür.
Sabr, zorluklara dayanmak, nefsi tutmak demektir. En makbulü de ilk sadme anındaki sabırdır. Müslim'in çıkardığı bir hadise göre nefse güç gelen fakat sevabı çok olan sabır, musibet ateşinin hücum ettiği zamanda yapılan sabırdır. Zira bu, kalbin gücünü gösterir. Ama musibetin ateşi soğuduktan, ilk şoku geçtikten sonra herkes sabreder. Önlü mutasavvıf Tüsterli Sehl bin Abdullah şöyle demiştir: "Sabır iki çeşittir. Biri günaha girmemeye sabırdır ki bunu yapan mücahiddir. Biri de Allah'a ibadete sabırdır ki bunu yapan da âbiddir."
Yunus ne güzel söylemiş, "Lütfün da hoş, kahrın da hoş" diye. Rüveym: "Sabır şikâyeti bırakmaktır", Ebû Alî: "Sabır Allah'ın takdirine itiraz etmemektir. Fakat şikâyet etmeden başına gelen belayı söylemen, sabra aykırı değildir. Yüce Allah,'Yâ Rabbi bu dert bana dokundu'(Enbiyâ Suresi: 83) diyerek derdini söyleyen Eyyûb'u, 'Biz onu sabredici bulduk, ne güzel kuldu o' (Sâd Suresi: 44) diyerek övmüştür" (Kurtubî, el-Câmi', 2/174-177).
Bakara: 154'üncü ayet, şehidlere ölü denmeyeceğini, onların gerçekte diri olduklarını anlatmaktadır. İnsanın asıl benliği bedeni değil, onun içinde gizli olan, ona hareket ve canlılık veren ruhudur. Dünyada güzel eylemlerle bezenip safiyet kazanan insan ruhu, şu bedenden ayrılınca cennet bahçeleri gibi bir yaşam içine girecek, orada iyi ruhlarla peygamberler, sıddıklar, salihler ve şehitlerle beraber tadına doyulmaz bir ruhsal âlemde bulunacaktır.
Fakat dünyada kötü işlerle kirlenmiş, bozulmuş olan insan ruhu da bedeninden ayrıldıktan sonra çeşitli azaplar içerisinde kalacaktır. İşte Hz. Peygamber (s.a.v.), bu gerçeğe işaret için kabrin ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukur olduğunu söylemiştir.
Sabır, insanları selamete götürür
Hayat baştan başa sınavdır. Yüce Allah, "Biz onları (ibret alıp hak yola) dönmeleri için iyiliklerle ve sıkıntılarla denetiz" (A'râf: 168) buyurmuştur
Haberin Devamı

