Soru: "Şüphesiz inananlar; Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiîler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükafat vardır, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir" (Bakara: 62, Maide: 69). Bu ayete göre kitap ehli, cennette buluşacaktır. Bu nedenle Müslüman, Yahudi ya da Hristiyan olması fark etmez. Yeter ki Allah'a inansın ve herkesin, yaptıklarıyla yüzleşeceği "ahiretin" olduğunu bilsin.
Geçen ay Ottowa Üniversitesi, ahiret merkezli bir inanç tebliği yayınlandı. Bu tebliğde son yıllarda Amerika'da faili meçhul cinayetlerin sayısının 150 bin olduğu ve bu katillerin serbestçe dolaştıklarından bahsediyordu. Ayrıca, "Bunlar, bu dünyada ellerini adaletten kurtarsalar dahi, ahiretteki adaletten kurtaramayacaklar" denilerek faili meçhule çocuklarını, eşlerini ya da yakınlarını vermiş insanlara bir müjde veriyordu. "Hayatınızda hiçbir insana karşı içinizde kötü düşünce duydunuz mu?" sorusu soruluyor, kötülük yapmayı bırakın kötü duygunun, kin tutmanın bile bizi ahirette trajik bir felakete götüreceği ifade ediliyordu.
Aslında Allah'a inanmış bir Müslüman olarak, kötülük yapanların serbestçe dolaşabildikleri bir dünyada kötü düşünceyi, kini dahi içimizde barındırmanın bir tehlike olduğunu vurgulayan bu insanlarla benim bir ortak paydam vardı. Bu da sizin dediğiniz gibi Allah ve ahiret inancı. Tabii, bu insanların cennete girip girmeyeceklerini tartışacak değilim çünkü en doğrusunu Allah bilir. Geçen gün köşenizde yayınlanan, "Allah inanan kullarını cennetle ödüllendirir" başlıklı yazınızdan aklıma gelenler bunlar. Şunu öğrenmek istiyorum: Madem cennete girmek için Allah ve ahirete inanmak yetiyor, o zaman ibadetlere ne gerek var? (Ali Öncel)
Müslümanlığa yakın
Cevap: Lafı hep tersinden anlamak, Kuran mesajının özünden kaçmak bağnaz insanların genel vasfıdır. Cennete gitmenin üç temel şartı vardır: 1- Allah'a iman, 2- Ahirete iman, 3- Salih amel. Yani ibadet ve güzel ahlak. Namaz, oruç yalnız Müslümanlara mahsus değil, Hristiyanlara da Yahudilere de farzdır. Onlarda da ibadet vardır. Mardin'de Süryaniler günde beş değil, yedi vakit namaz kılarlar. Oruçları da vardır. Yahudilerde de beş vakit ibadet vardır. İbadetsiz, güzel ahlaksız din olmaz. Ben Ankara İlahiyat Fakültesi'nde talebeyken Miss Gordon adında bir İngilizce hocamız vardı.
Bu değerli hanımefendi Mardin'e gitmiş, oradaki Süryani Hristiyanlarla görüşmüş. Onlar kendisine şarabın ve domuz etinin haram olduğunu söylemişler ve "Siz şarap içtiğiniz için cehenneme gideceksiniz" demişler. Miss Gordon bunu bize derste anlatmıştı. Yıl 1962. Nesturiler üzerinde araştırma yapan bilim adamları da onlardaki inanç ve ibadetin Müslümanlığa çok yakın olduğunu belirtmektedirler.
Kalb-i selim olmak
Siz lütfen Kuran'ı düşünerek okuyun. Kuran'ın verdiğini biz geri alamayız ve biz kimseyi cennete veya cehenneme sokamayız. Bu, dar düşüncenin eseridir. Sanki bizim Müslümanlar namaz mı kılıyorlar? Namaz kılan kaçta kaç? Hristiyanlar içinde de dinlerinin özüne bağlı, ibadetlerine düşkün insanlar var. Öyle bedava cennet yok. Ancak arınmış ruhlar cennete gider. Ruhu arındıran da imandır, ibadettir, güzel ahlaktır. Cennet girmek, nüfus kâğıdı işi değildir. Cennet kapısında din uyruğu sormuyorlar, kalb-i selim (kötü düşüncelerden arınmış ruh) arıyorlar. Benim okuduğum Kuran böyle söylüyor. Dileyen kabul eder, dileyen de hayallerinin yarattığı hurafeleri din sanır ve onunla avunur. Böyle hayallerle ömrü zayi etme yerine ruhu arındıracak Allah aşkı ile avunmak gerek... Yunus'un dediği gibi:
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni.
Ruhu arındıran iman, ibadet ve güzel ahlaktır
Lafı hep tersinden anlamak, Kuran mesajının özünden kaçmak bağnaz insanların genel vasfıdır
Haberin Devamı

