Ruhları nasıl anacağız?

Ruhlara dua etmek, onları hayır ile yad etmek, onların iyiliklerini başkalarına söylemek, onlar için sadaka vermek, herkesin yararlanacağı bir hayır yapmak (okul, cami, yol, herkesin istirahat edeceği park-bahçe yaptırmak, yoksul talebeye burs vermek gibi), ölmüş olanı anmaktır

Haberin Devamı

Soru: Bizim bir özürlü iki çocuğumuz vardı. Sağlıklı olanı 2003 ekim ayında üniversite son sınıf öğrencisiyken 21 yaşında trafik kazasında kaybettik. Tek varlığımız elimizden uçtu gitti. Anne baba olarak bir şey yapmak istiyoruz. Her gün; Fatiha, Elif lam, Yasin, Mülk, Nebe, Ihlâs, Felak, Nas ve Tekasür surelerini okutarak, ruhuna bağışlıyorduk. Geçenlerde sizin bir köşe yazınızda, ölüm döşeğinde olan bir kişi için Yasin okunacağına dair bir hadisin olduğunu, ölü için okunacağına dair bir dipnotun olmadığını okuduk. Diğer yazılarınızda ise ruhların anılmaktan şad olacağını okuduk. Peki ruhları nasıl anacağız?, Peygamberimiz ölen çocuklarının arkasından neler yapmış? Kabir azabı ne zamana kadar, ilk cumaya kadar mı, yoksa kıyamete kadar mı sürecek?

Cevap: Ruhlara dua etmek, onları hayır ile yad etmek, onların iyiliklerini başkalarına söylemek, onlar için sadaka vermek, herkesin yararlanacağı bir hayır yapmak (okul, cami, yol, herkesin istirahat edeceği park-bahçe yaptırmak, yoksul talebeye burs vermek gibi), ölmüş olanı anmaktır. İşte ölmüş kişinin ruhu bu ve benzeri şeylerden memnun olur.

Allah'ın Resulü (s.a.v.) Cennet-i Bakî'i ziyaret eder, şöyle selâm verirdi: "Es-selâmu aleykum dâre kavmin mu'minîn ve innâ in şâallahu bikum lâhikûn. Es'elullâhe lî ve lekumu'l-âfiyeh. (Ey inananlar yurdunun sakinleri, selâm size; Allah'ın dilemesiyle biz de size katılacağız. Allah'tan bana ve size afiyet (dirlik, mutluluk) dilerim."

Hz. Enes, Resulullah Efendimize sormuşlar:

"- Yâ Resûlallah, ölülerimiz için sadaka veriyoruz, dua ediyoruz. Bu, onlara ulaşır mı?

- Evet ulaşır. Onlar onunla sevinirler. Nasıl biriniz kendisine hediye edilen bir tabak(yemek)a sevinirse, buyurmuştur." (Tirmizî, Cenâ-iz: 60; Müslim, Cenâiz: 106)

Ancak Kur'ân'ı bir mezarlık kitabı haline getirmek, onun ticâretini yapmaya kalkmak, mezarlıklarda okuyucu tutup para ile Kur'ân okutmak gibi şeyler, yasaklanması gereken bid'âtlardır. Din, para ile satılacak veya satın alınacak bir şey değildir. İbâdet ve sevabı para ile satılmaz. Allah Peygamberine şöyle demesini emretmiştir: "Bu Kur'ân karşısında sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, âlemlerin Rabbi Allah tarafından verilecektir." (Sâd: 86; Furkan: 57; Şuarâ: 109)

Kabri ziyaret eden, ölmüşlere şöyle dua eder: "Allah'ım, şu çürümüş cesetlerin, ufalanmış kemiklerin Rabbi! Bunlar dünyadan sana inanarak çıkmışlardı, Sen de onlara kendinden bir rahattık ve bizden selâm ulaştır. Allah'ım onlan lâilâhe il-lâllah'ın rahmet ve rahatına kavuştur, kalblerini Allah'ın Resulü Muhammed'in nuruyla aydınlat."

DİĞER YENİ YAZILAR